ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM

Geri git   ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM > Genel Bölüm > Forum Duyuruları

Anketimiz: Ankara toplantısında neler olur?
Börek meydan muharebesi başlar 10 38,46%
Makberi yi şelaleden aşağıya atarlar 17 65,38%
Misafirler börek aşkına zehirlenebilir 5 19,23%
Toynak'ın pilavında hamsiler horon teper 6 23,08%
Baharca57 sarmalara dinamit doldurur 5 19,23%
Yakuti belinde silahla şerife bacıyı oynar 8 30,77%
N.Zehra börekleri marangoz talaşıyla doldurur 5 19,23%
Direniş Börek direniş ordusunu hazırlar 5 19,23%
Birden fazla seçeneğe oy verilebilir. Katılımcı sayısı: 26. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-19-2009, 05:32 PM   #201
Arif BİLGİN
.
 
Arif BİLGİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 3
Arif BİLGİN is on a distinguished road
Standart

Yahu Gardaşlar Bi Tamam Yazdiklarinizi Okudum.atmaniza Gerek Kalmadan Makberi Kendi Atlayacak Bana Kalirsa.))
Arif BİLGİN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 08:07 PM   #202
toynak
Moderator adayı
 
toynak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 436
toynak is on a distinguished road
Standart tespit çok doğru ağam

Aldığım bir başka habere göre de,
Şelâle de başına gelecekleri düşünmekten
aklî melekelerini yitirmiş şeklinde!!!
*******************
bende alimlere velilere sordum
aynen dediğin gibi söylediler.bu Makberî kafasını çaprmış bir kayaya
vahhhh yazık oldu ...Şimdi veziri kahırdan gider))))

ama ben aşağıda bir yazı okudum...
gönlüne sağlık dedim...
diyor ki " yazılanları okudum..sizin atmanıza gerek yok Makberi kendi kendini atar"

kesinlikle öyle yapar...zaten o güne kadar yaşamaz makberi))))
toynak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 09:45 PM   #203
Makberî/Ahmet Akkoyun
Ozan
 
Makberî/Ahmet Akkoyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1.417
Makberî/Ahmet Akkoyun is on a distinguished road
Standart Sarayda bir öğle vakti


Sarayda bir öğle vakti

Vakit öğleye yakındı. Genişçe bir odada Saray erkânı toplanmış, Hünkârın ağzından çıkacak sözlere bakıyordu. Odanın yeşil kadife perdeleri gün ışığını içeri sokmamak için direniyordu.

Belli belirsiz sızan ışıklardan Hünkârın yüz hatlarının sürekli değişmesi vezirleri tedirgin ediyordu. Celalli Padişahın ağzından çıkacak tek bir söz başlarını gövdelerinden ayırabilirdi.

Bu gün diğerlerinden farklıydı. Olağan dışı şeyler oluyordu. Yeniçeriler kazan kaldırmış iç avluda toplanarak bağırıyorlardı.

İç avludaki sesler camlardan içeri doğru gelmeye başladı. Yeniçeriler tekrar seslerini yükseltmeye başlamışlardı. Hünkâr sinirli bir vaziyette koltuğundan doğruldu eli kılıcına gitti, gözleri deli gibi, bir şeyler arıyordu sanki.

Bakışları vefakâr Beyazi paşayı buldu. Muzdarip bir yüz ifadesiyle ona doğru baktı. Hünkârın Beyazi paşa ile serhat boylarında omuz omuza çarpıştığı günler gözünün önüne geldi.

Uğultular Sarayın camlarına çarparak geri dönüyordu.

— İsterüzz,isterüz.
—Hünkârla görüşmek isterüz.
—Beyazi Paşayı isterüz.
—Adalet isterüz.
—Beyazi Paşanın kellesini isterüzz. Hünkâr gözlerini Beyazi Paşadan alarak içavluya çevirdi bir iki adım attı sonra durdu. Bir şey söyleyecek gibiydi, tekrar Beyazi Paşaya döndü.

Beyazi Paşa Padişahın yanına yaklaşarak diz vurdu.
—Hünkârım
— Belî Beyazi Paşa’m
—Hünkârım bunlar benim ganıma gasdetmişler beni isterler, gorhum odur ki beni vermez iseniz size bir zarar vereler.

Serhatlerin bu korkusuz Veziri Padişaha yaklaşan tehlikeyi sezmiş kendini feda ederek Hünkârı korumanın derdine düşmüştü.

Hünkâr acı bir ifade ile vezirine döndü.

—Sen ne dediğini bilir misin bre Vezir?
— Belî Hünkârım.
—Seni bu gözü dönmüş galabalığa teslim etmemi mi dilersin?
—Belî Hünkârım.
—Bre Vezirim bre gaza yoldaşım bunlar seni paralar.
—Goy beni paralasınlar Hünkârım yeter ki asiler isyanı bitireler, Lâkin ganımı yerde goymayasın Hünkârım.
—Sen ne dersin bre Vezir sana nasıl gıyarım ,nasıl gıyarımda bu asilere teslim ederim.
—Hünkârım Beyazi kulunuz size feda olsun.
—Olmaz bre Vezirim olmaz, bre kimdir bunlar?
—3.yaya ortasından sekbanbaşı ozanilo kulunuz ve dahi yandaşları yeniçeri ağalarından Toynak, Direniş Ve Agâhi dahi yanlarında Yakuti ve Zehra kerimelerde mevcut. Aslında asıl dertleri beni bahane ederek seni yıkmak istemeleridir.Onlar benim diyetimi isteyecek sizde vermeyince sizi devirip yerinize 3. yaya ortasından sekban başı ozanilo’yu getirecekler ,siz beni teslim edin ki bu günkü oyunları bozulsun..

—Bre onlarda mı bana isyan eder?
—Beli Hünkârım.

Celalli Padişah başını hışımla iki yana salladı tekrar aklı almıyor gibiydi bunca yıl Sarayda besleyip büyüttüğü bu insanlar baş vezirinin nasıl canına gasd ederlerdi bilmezler mi Padişah ahde vefalıdır. Bu asiler Veziri öne sürerek isyan eden taife olsa gerek diye düşündü bir an.

Oda’nın dip tarafındaki kalın perde hafifçe hışırdadı cellât başı Kara Ali’nin geniş cüssesi belli belirsiz göründü, içerdeki vezirlerde tam bir ölüm sessizliği vardı. Padişah Vezirine dönerek tekrar sordu.

—Bre Vezirim bunların güvendikleri kimlerdir kimlere mensuptur bunlar? çün bize isyan ederler bir birlikleri olsa gerek
— Sultanım bunlar www.siirkultursanat.com aşiretinin bivefa sergerdeleridir, bunların muradı hâsıl olmaya verin beni bu isyan bite.
—Olmaz bre, Vezirim, sana nasıl kıyarım?
—Sultanım bin Beyazi kulunuz yolunuza kurbandır memalik-i Makberiyye’ye nifak düşmesin

— Hünkârın eli hâlâ belindeki yakut işlemeli Hind illerinde çifte su verilerek kavrulmuş geniş kılıcındaydı. İki adım attı durdu.
— Bre kandedir akıncı beylerim?
— Nemçe serhadlerindedirler sultanım.
— Daha gelmediler mi?
— Belî Sultanım
— Sipahiler kandedür?
— İç avlunun dışında Sultanım, sessiz durupturlar.

Hünkâr hışımla başını çevirdi olanları kabul etmesi mümkün değildi. Yeniçerilerin bu yaptığı ağrına gitmişti besbelli bu özün bilmez taife koskoca Sultanla cebelleşmeye çalışıyordu.

Gözleri hışımla odadaki Şeyh-ül İslam Ali Paşaya döndü. Şeh-ül İslam Ali paşa ak sakallarını sıvazlayarak ona bakıyordu. Birden koca Hünkârın bakışları yumuşadı.

— Sen ne dersin şeyhim bu işe? dedi.Hünkâra isyana Şeriatta cevaz var mıdır?
— Kat’a Hünkârım
— Peki, iş bu ahvalde ne gerektir, hüküm nice olsa gerektir?
— Hünkârım, Hünkâra isyan, dövlete isyan gibidir. Dövlete isyan, kul hakkına isyan gibidir. Katli vaciptir.

Hünkâr rahatlamış gibiydi, tekrar pencereye doğru yürtüdü, ani bir hareketle pencerenin yanındaki kapıyı açarak iç avluya çıkmak istedi. Baş Vezir Beyazi Paşa Hünkâr’ın bu işi yapacağını tahmin etmiş ve birden önüne fırlamıştı.
— Hünkârım ben sağ iken sizi bunların arasında gomam, bırakın ben gideyim, ne halleri var ise dinleyeyim.

Hünkâr başını iki yana salladı
—Olmaz bre vezirim, seni bunların arasında gomam.. ben ki Diyar-ı iklimin Rum’un Şark’ın ve Garbın Hükümdarı mazlumların hamisi, masumların goruyucusu Hünkâr Makberi han, bir avuç isyancıya aldanıp Vezirime kıyamam.

İçerdeki Vezirler şaşkınlıktan yerlerinden bile kıpırdayamamıştı, Hünkâr ağır ağır iç avluya çıktı gözlerinde en ufak bir tedirginlik yok, aksine sinirden alnının damarları çatlayacak gibiydi. Yeniçerilere doğru yürüdü ve karşılarında durarak sordu

— Bre kimdir başınız? Ki o çıka meramınızı anlata.
3. yaya ortasından sekbanbaşı ozanilo öne doğru çıkarak diz vurdu.
— Benim Hünkârım.
— Bre bunların sözcüsü sen misin?
— Belî Sultanım.
— Kullarım ne ister halleri nicedir?
— Hünkârım, Beyazi paşa kulunuz size ve dövletimize layık değildir, onu bize veresiz.
— Başka?
— Paşadan maada şelale galasını bize veresiz dahi içindeki bil cümle börekleri ulufe olarak yeniçeri kullarınız arasında pay edesiz.
— Çün vermez isem?
— Gayrı akıbetini siz düşünesiz Hünkârım, gayrısı olabilemez.

Celalli Hünkâr bu sözü işidende, başından aşağı kaynar sular dökülür gibi oldu. Hışımla belindeki çifte su verilmiş kılıcını çekti, iş bu ahvalde yeniçeriler ile Hünkârı dinleyen sipahiler arasında bir dalgalanma oldu.” urun urun” sesleri yükseldi. Daha Hünkâr kılıcını indirmeden, sipahiler bilcümle yeniçeri taifesini çevirdiler.

Nicedir Hünkârdan bu tavrı bekleyen sipahiler, isyanı bastırmak için ferman gecikince, Saraya küsmüş ve olayların dışında kalmaya çalışmıştı.

Yeniçeriler kıpırdamaya fırsat bile bulamadan, bil cümlesi öz Türk askeri olan sipahiler tarafından derdest edilerek birer birer kuşçuk kafaları nazik bedenlerinden ayrılarak Şelale galasından aşağı atılmaya başlanmıştı bile.

Hünkâr kılıcını kınına soktu, gözleri Beyazi paşasını aradı, onu bulunca rahatladı.
— Bre Beyazi paşam, seni bunlara teslim edeceğimi nasıl düşündün? diye sordu.
Beyazi paşa mütebessim Hünkâra bakıyordu. Yanına yaklaştı diz vurdu, söz istedi.
— Kat’a Hünkârım, bir an bile aklımdan geçmedi beni teslim edeceğiniz. Ama size öyle dedim ki celallenip dışarı çıkasınız dahi günlerdir sizden bu hareketi bekleyen sipahi kullarınızda tekrar size biat bu yeniçeri taifesini hak ile yeksân eyleye.dedi. Hünkârın mimikleri yumuşamaya başlamıştı, dudaklarından belli belirsiz sözler döküldü

— Elhamdülillah
— Elhamdülillah…

Makberi – Ahmet Akkoyun……………19/07/2009…..23:30….İst

Konu Makberî/Ahmet Akkoyun tarafından (07-19-2009 Saat 10:26 PM ) değiştirilmiştir..
Makberî/Ahmet Akkoyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 09:58 PM   #204
ÜLKÜM
Şair
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1.105
ÜLKÜM is on a distinguished road
Standart

Ahmet Abi,
Bu yazıdan sonra, af umudunuzda kalmadı.
Allah, sizin yardımcınız olsun Ankara da.
Artık bizim yalvarmalarımızda kurtaramaz sizi.
Ozan İlo'nun eline düşme derim ben...
ÜLKÜM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2009, 05:45 AM   #205
toynak
Moderator adayı
 
toynak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 436
toynak is on a distinguished road
Standart Makberi ne zaman hünkar oldu

Bu yurdun bu törenin tek hünkari var Ozan İlo...Bu Makberi ne ne zaman hünkar oldu...Vayyyy can korkusundan akılın oynattı ...Gayri hiç bir iyi hali kalmadı..Sen yine de boynun vurdurma..sürgüne yuollayalım ağam...

Adam rüya görüyor...sabah kalkıp kendini hünkar ilan ediyor...Siz makberi kulunuza acıyın efendim...aldığım bir duyuma göre veziri azami ile gelip huzura çıkıp etek öpecekmiş ama bu arada ne kadar direnirsem aşirette ünülenirim diyormuş...yani fırsat bulunca yine isyana duracak...

dahi kemedlerimle kılıcımla ve cümle anadolu beğleriyle son darbeyi vurmak için yol hazırlıklarımız başlamıştır...destur deyin yeter şelalede makberiyi otağığ direğine asalım...

Ferman senundur ol kudretli Hünkarim...

Hem makberi ve dahi veziri atıla...budunun tek dileği budur..
fermanınıza boynumuz kıldan incedur...
toynak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2009, 04:01 PM   #206
Ozanilo
Senior Member
 
Ozanilo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3.491
Ozanilo is on a distinguished road
Standart



Sarayda Bir Öğle Namazı Sonrası Saat 14.00 .



Öğle namazını yeni edâ etmişler, Sultan 1. Ozan İlo Han ve Vezir-ü Vüzerâları TOYNAK, AGÂHÎ, BOZKIR, DİRENİŞ, KARAÇAY, VARS@YALIM, KUL HİLMİ, DİVÂNE ARİF PAŞA, YAKUTÎ, NADİDEMZEHRA, YEDİTEPELİ BAHAR HANIM, ENGÜRÜLÜ ARZU BUSE ve dâhi niceleriyle birlikte meşveret hâlinde idiler. Konu delilik marazına iptilâ olup, kendisini Hünkâr sanıp, bir de taife-i nisadan kendine bir Vezir atayan, Makberî nâm mecnûn idi.

Bu divâne mecnûn, kendi kendine Vezir atadığı, taife-i nisa’dan mecnûne Beyazî’yi de kendisinin Vezir olduğuna inandırarak onu, Sultan’a elçi olarak yollayıp, Şelâle nâm kal’a da yapılacak olan ŞUARA TOPLANTISINDA kendilerine “Kıymalı ve Üzümlü Börek” verilmesini, bu istekleri verilmezse, isyân edip, Halkı dâhi isyâna sevkedecekleri haberini yollamış idi.

Bu divâne mecnûn, asılsız bir kıymalı ve üzümlü Börek dâvâsı çıkarmış, www.siirkultursanat.com hudutları dâhilinde isyâna teşebbüste bulunmuş idi.

Sultan, mahiyeti altındakilere, bir delinin hezeyânlarını kale almamalarını, gülüp geçmelerini salık veriyordu.

Katip Çelebilerden birini huzuruna çağırttırarak, ona yazmasını emretti.

___”Masır Osman a kapattırdığım ol mecnûn Makberî nâm sergerde ve dâhi Beyazî nâm mecnûne hakkında kesin kararım olup, cümle Vezirlerim, Paşalarım, Beylerbeylerim, Beylerim, Ağalarım ve dâhi kapıkullarım işide ve bile ki; Bu iki akıl nimetinden mahrum kalmış divâneler, her ne kadar; Deli, ihtiyârı olmaması itibariyle mes’ül değilselerde, bu iki deli, delilikte haddi aşmış olup, halihazırda biri kendini Hünkâr, bir diğeride Vezir olduklarını sanarak, ol tımarhâne den tefrikalar yazarak tebâmızın kafalarını karıştırmak istedikleri anlaşılmış olup, bu iki divânenin, bulundukları Masır Osman’dan alınarak, sürgün diyarı Bartın nâm diyara, kırk batman zincirle derdest edilerek defedilmeleri, orada dâhi bunları kendi hallerine bırakmayıp, ağır işlerle meşgül edilmelerini murâd etmiş bulunmaktayım.

Ben ki, Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun, Karaman'ın ve Rum'un ve Dulkadir
Vilâyeti'nin ve Türkistan'ın ve Acem'in ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve daha nice memleketlerin -ki yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dahi ateş saçan kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Mehmed Cemil Han oğlu, Sultan Kara Kâzım Han oğlu Sultan 1. Ozan İlo Han.

Sen ki, Masır Osman da mukim bir deli divâne Makberî’sin.

Sultanların sığınma yeri olan kapıma, sadık adamın Beyazî ile mektup gönderip ve bazı ağız haberi dahi ısmarlayıp; Bir yanlış anlaşılmadan mütevellid tımarhâneye kapatılmış olduğunu bildirip; Buradan kurtarılmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istemişsiniz. Her ne ki demiş iseniz, yüksek katıma arzolunup teferruatıyla öğrendim.

Adem oğlu nun aklî melekelerinin bozguna uğraması ve bu yüzden tımarhâneye kapatılmaları şaşılacak şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup hatırınızı incitmeyiniz. Ol mekânda kaldığınız müddet içinde, hekimlerin tedavilerine yardımcı olur, onlara kolaylıklar sağlarsanız, umulur ki, tez bir vakitte akıl sağlığınıza ulaşıp, eski halinize avdet ederek halkın içine dönersiniz.

İmdi sen dâhi bulunduğun yerde sükûnetle sağlığına kavuşacağın günü bekleyesin. Zinhâr, bir daha bu konu ile ilgili huzurumuzu işgâle kalkışmayınız ki; Ulu ecdadımız daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve sağlam kaleler fetheyleyip; Gece-gündüz Atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır.

“Ben ki, kırk sekiz krallığın hakanı 1. Ozan İlo Han'ım. aldığım habere göre, memleketimde Börek İsterüz bahânesi adı altında Beyazî nâm Çömezinle insanlar arasında ikilik fitnesi çıkarmakta olduğunu işitmiş bulunmaktayım.

Biz dâhi Memleketimizin selâmetine memur olmaklığımız dolayısıyle, iş bu rezaletin memleketimde huzuru bozmasına kat’a izin vermeyeceğimi bilesüz. Name-i Hümayunum elinize ulaştığından itibaren, şol Börek isterüz hezeyânlarınıza derhal son verilmediği takdirde, bizzat Ordu-yu Hümayunumla gelip, kuşçuk başını
kendi ellerimle alıp, seni bu menfur işten men'e muktedirim!..”

Hülâsa olarak deriz ki;

BÜTÜN BEYLER TAC-U TAHTLARIYLA ÖVÜNÜRLERKEN, TAC VE TAHTIN 1. OZAN İLO HAN’I ÖVDÜĞÜNÜ BİR DEM OLSUN DELİLİK MARAZINA MÜPTELÂ OLMUŞ KAFANIZDAN ÇIKARMAYASIZ…


Allah hayırlar versin ve iradesi ne ise o olsun. Bunun dışındaki durum ve haberleri adamınız Beyazî nâm mecnûneden sorup öğrenirsiniz, vesselam!"

Diyûben kesip, mektubu katlayıp mühürleyerek, mecnûne Beyazî’ye virüp;

"- Haydi git, gördüklerini divâne ustana anlat Çömez!.."

Buyurdu.

Makberî nâm mecnûn sergerdenin elçisi olarak, saraya gelen Beyazî nâm mecnûne, Sultan 1. Ozan İlo Han Ordusu ile ilgili gözlemlerini, Ustası mecnûn Makberî nâm sergerdeye şöyle anlatıyordu:

"Sultan 1. Ozan İlo Han ordusu ile kendi ordumuzu karşılaştırdığım zaman gelecekte başımıza gelebilecek olan şeyleri düşünüyor ve irkiliyorum.

Sultan 1. Ozan İloHan, tarih boyunca düşünülebilecek en kudretli orduya sahiptir. www.siirkultursanat.com un bitmek- tükenmekbilmeyen bütün kaynakları bu ordunun emrinde. Zafere alışkanlık, kazanılan sürekli zaferlerin tecrübesi, birlik, düzen, disiplin, kanaatkârlık ve uyanıklılık bu büyük ordunun başlıca vasıflarını oluşturuyor.

Bizim ordularımız ise fakir, savurgan, yenilgiler yüzünden maneviyatını yitirmiş, disiplinsiz, başıboş ve tamahkâr bir halde. Şuna eminim ki, bizim gibi mecnûn sergerdeler sürekli olarak boş tehditlerle Sultan 1. Ozan İlo Han’ı meşgul etmeseler, yeryüzüne adâlet götürme işi çoktan bitmiş olacaktı.

Sultan 1. Ozan İlo Han Şelâle Kal’ası Şuara Toplantısı işini bitirdikten sonra bütün ağırlıklarıyla bize yöneleceklerdir. Böyle bir durum karşısında ne yapacağımızı ve buna ne derece hazırlıklı olduğumuzu düşünüyorum da, korkuyorum.

Sultan 1. Ozan İlo Han ordusunda ilk dikkatimi çeken, çeşitli sınıflara mensup askerlerin kendi karargâhlarından dışarı çıkmamaları oldu. Bizim karargâhlarda olup-bitenleri bilenler buna inanmayacaklardır. Onbinlerce askerin bulunduğu Ankara ordugâhında büyük bir sessizlik hüküm sürüyordu. Orada kavgadan, tartışmadan, şiddetten ve zorlamadan eser yoktu. Yüksek sesle konuşana bile rastlamadım. Her taraf tertemiz, pırıl pırıldı. Askerler artıkları derhal yakıyor ya da uzağa götürüp gömüyorlar. Onlar bizim gibi hayâl âleminde yaşamıyorlar, deli saçması hayâlleri bilmiyorlar. Bizim ordugâhlarımızda ise, kimi kendini Hünkâr, kimi Vezir, kimi Bey ve dâhi kimi kendini Paşa sanmakla kalmıyor, kimileride neredeyse Mehdi olduklarını birbirlerine inandırmaya çalışıyorlar. Bu hadsizlikler içinde olmayan tek bir çadırımız dâhi bulunmamaktadır,
kavga çıkmayan çadır yoktur.

Sultan 1. Ozan İlo Han’ın ordusunda en küçük bir disiplinsizlik hemen cezalandırılıyor ve hiç bir suça göz yumulmuyor. Ordugâhta bir bayram namazının kılındığına şahid oldum. Saflar şaşılacak derecede düzgündü.

Uçsuz bucaksız bir kalabalık; türlü türlü, renk renk üniformalar, altın, gümüş, lâl, ipek ve saten pırıltıları içinde alabildiğince uzayıp gidiyordu. Yalnız, bu servet ve ihtişam içinde herkes mütevazi idi. Bu kudret ve zenginlik onlar için alışılmış, benimsenmiş şeylerdi. Uzakta tımarlı süvarilerin binlerce atı görünüyordu. Bu atlar da gayret yüksek ve bakımlı hayvanlardı.

Dâhi Şuara toplumunun manzarası da Sultan 1. Ozan İlo Han’ın www.siirkultursanat.com ordusunun manzarasından farksızdır. Aynı sessizlik, servet içindeki sadelik, kendine güvenenlere mahsus tevazu halk tabakalarına kadar yayılmış durumda. Kısacası, bizim bunlardan alacağımız dersler sonsuzdur."



Şelâle Kal’asında yapılacak olan ŞUARA TOPLANTISINDAN önce, Makberî nâm mecnûn kapalı tutulduğu Masır Osman’dan alınarak, Sultan 1. Ozan İlo Han’ın huzuruna getirildi. Sultan 1. Ozan İlo Han teveccüh buyurdu bu meczûba;

"- Söyle bakalım Makberî, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?"

Diye sordu. Bu meczûp dâhi;

"- Cesaret ve kahramanlık nere, ben nere ey Sultanım? Yalnız, bazen akıl ve ihtiyârım hastalık illetinden elimden gidince, işte böyle ne idüğü belirsiz hezeyânlar sadır oluyor. Sultanımında malûmudur ki, deliler mes’ül değillerdir! Bize musallat olan bu marazdan naşidir her ne ki dilimizden sadır olmuşsa, bize ne yaptırdıysa mecnûnluğumuz yaptırmıştır! Yoksa hiç mümkünü var mı ki, Sultanımız efendimize asî olup, küfrân-ı nimette bulunalım? Nice ki bir hadsizlikte bulunmuşsam Haşmetli Hünkârımın aff-ı şahânelerini umar ve beklerim."

Diyu, nedâmetini izhâr eyledi. Bunun üzerine Haşmetli Sultan 1. Ozan İlo Han;

"- Anladım!.."

Diyûben, bu mecnûnu kendi hâline bırakmalarını ve dâhi Çömez’i Beyazî’yide derhal tedavi idsünler deyûben, saray hekimlerine ısmarladı.

Dâhi şol Makberî nâm sergerde-i mecnûn başını önüne eğdi ve sustu.


__________________


Çarkeylemem sağa sola
Riyâ yakışmaz bu yola
Baş eğmedim hiç bir kula
Hakk'a gönül bağlayalı.

Hakk'a mü'minim İnşâllah
İmânım tam refîk Allah
Kula demedim eyvâllâh
Hakk'a gönül bağlayalı.

Yolum uzun, düşman yaman
Sende görürsün bir zaman
Gözüme görünmedi can
Hakk'a gönül bağlayalı.




Konu Ozanilo tarafından (07-20-2009 Saat 04:09 PM ) değiştirilmiştir..
Ozanilo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2009, 05:47 PM   #207
Huntürkî
Ozan
 
Huntürkî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara / Bağcılar
Mesajlar: 3.045
Huntürkî is on a distinguished road
Standart

Of...of..offff sen yanmışsın Makberî amca...
Hiç şansın yok Ankarada
__________________
Selam ve Saygılarımla



İlim, ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır ?

Yûnus Emre

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN,ÜSTÜNDEKİ KANDIR !TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR !
SÖZ VATANSA,GERİSİ TEFERRUATTIR !
Huntürkî isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2009, 07:34 PM   #208
Sümeyye
Ozan
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 2.246
Sümeyye is on a distinguished road
Standart

hayırlara vesile olsun bu toplantı...

yüreklerinize sağlık...
Sümeyye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-21-2009, 05:29 PM   #209
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart


İMDİİİİİ.....
Ben ki VEZİR BEYAZÎ, kim güç yettirebilir ki !
Ben ki dağları tersine çevirdim, gücümle ün saldım,
hele ki ŞAHIM MAKBERİMLE bir olduktan sonra kimler
sindirebilir ki!

Biz ki bir toplumu dize getiren iki kafadar,
biz ki bir milletin diline efsaneler salan iki cengaver !
biz ki başta ismi aşikâr olan çete olmak üzreeee ol çeteleri
bastıran, hizaya getiren el etek öptüren, huzurda divan durduran !

Destuuuurrr dediğimizde yer yerinden oynar da hepisi Şelaleden
aşağı düşerler, başta Şahları Ozan İlo !

DESTUUURRRRR !!!
MAKBERİ ve dâhi VEZİRİ BEYAZÎ geliyor !
Son dualar edilsin;
Göz yaşlarına bakılmayacak.... !
__________________



Dert var Hakk´a götürür; dert var Hakk´tan götürür !
Beyâzî...

siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-21-2009, 06:12 PM   #210
Ozanilo
Senior Member
 
Ozanilo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3.491
Ozanilo is on a distinguished road
Standart





Hâd bilmez, hattan düşer,
At bilmez, At'tan düşer,
Ad bilmez, ad'dan düşer!

Töre kaldırmaz, isyân;
Ağızlar, TAT'tan düşer!




__________________


Çarkeylemem sağa sola
Riyâ yakışmaz bu yola
Baş eğmedim hiç bir kula
Hakk'a gönül bağlayalı.

Hakk'a mü'minim İnşâllah
İmânım tam refîk Allah
Kula demedim eyvâllâh
Hakk'a gönül bağlayalı.

Yolum uzun, düşman yaman
Sende görürsün bir zaman
Gözüme görünmedi can
Hakk'a gönül bağlayalı.



Ozanilo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-21-2009, 06:28 PM   #211
Huntürkî
Ozan
 
Huntürkî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara / Bağcılar
Mesajlar: 3.045
Huntürkî is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
siyahtakibeyaz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

İMDİİİİİ.....
Ben ki VEZİR BEYAZÎ, kim güç yettirebilir ki !
Ben ki dağları tersine çevirdim, gücümle ün saldım,
hele ki ŞAHIM MAKBERİMLE bir olduktan sonra kimler
sindirebilir ki!

Biz ki bir toplumu dize getiren iki kafadar,
biz ki bir milletin diline efsaneler salan iki cengaver !
biz ki başta ismi aşikâr olan çete olmak üzreeee ol çeteleri
bastıran, hizaya getiren el etek öptüren, huzurda divan durduran !

Destuuuurrr dediğimizde yer yerinden oynar da hepisi Şelaleden
aşağı düşerler, başta Şahları Ozan İlo !

DESTUUURRRRR !!!
MAKBERİ ve dâhi VEZİRİ BEYAZÎ geliyor !
Son dualar edilsin;
Göz yaşlarına bakılmayacak.... !




Şimdii ikinizinde şansı kalmadı Ankarada Esra abla ... Garantiliyorum
__________________
Selam ve Saygılarımla



İlim, ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır ?

Yûnus Emre

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN,ÜSTÜNDEKİ KANDIR !TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR !
SÖZ VATANSA,GERİSİ TEFERRUATTIR !
Huntürkî isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-21-2009, 10:14 PM   #212
Makberî/Ahmet Akkoyun
Ozan
 
Makberî/Ahmet Akkoyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1.417
Makberî/Ahmet Akkoyun is on a distinguished road
Standart Şelale Çetesi Duruşması

Şelale Çetesi Duruşması

Yer: Ankara/Keçiören Şelale tepesindeki Adliye Sarayı
1. Kat duruşma Salonu Saat: 09: 30

Hâkim: Dediğim dedik
Savcı: Deli Dumrul
Mübaşir: Sırrı Sır Tutmaz
Avukat: Nafile Feryat
Davacı: Beyazî-Makberî
Davalı: Ozanilo-Toynak-Zehra-Yakuti-Direniş-Agahi-Bozkır

Dava konusu: Çete kurarak masum kişileri öldürmekle tehdit etmek Beyazî’yi baskı kurarak Abisine karşı kışkırtmak ve ikisini de öldürmeye teşebbüs ve tasavvur.

Uzman bilirkişi: Akılolog Doktor Şapur Şupur bey
Kâtibe: Kırık Kalem
Jüri: Edebiyat cenahı

3.Celse

Hâkim Dediğim Dedik Bey elindeki tokmağı önündeki masaya üç defa vurdu.
—Lütfen sessiz olalım beyler gürültü yaparsanız burayı boşaltırım duruşma başlıyor ses çıkarmayınız

Ve sessizlik. Hâkim Dediğim Dedik Efendi mübaşire baktı ve, “Sırrı Sır Tutmaz Efendi sanıkları tek tek içeri al” dedi;

Mübaşir salonun kapısını açarak bağırdı.

“Sanık Ozanilo-Toynak-Agahi-Direniş-Bozkır-Zehra-Yakuti duruşma başlıyor lütfen içeri girin”

Sanıklar birbirlerine kelepçeli olarak içeri alındı kapının ağzındaki polisler tek tek kelepçelerini açarak oturacakları yeri gösterdi.

Hâkim Dediğim Dedik Efendi önündeki kâğıtlara bir müddet baktı ve Savcı Deli Dumrul’a dönerek “Buyurun Sayın Savcım söz sizin “dedi:

Savcı Deli Dumrul yakalarını düzelterek salonun ortasına sanıkların karşısına geçti. Parmağını sanıklara tehditkâr bir ifade ile uzatarak ilk soruyu sordu.

-Sanık ozanilo bu çeteyi ne amaçla kurdunuz
-Hayır efendim ben çete kurmadım
-Ama önündeki deliller ve sitedeki tehdit mesajlarınız elimde, ayrıca bir örneği de sayın Hakimim Dediğim Dedik beyde mevcut. Sitedeki atışmalarınızda Makberî beyi devirmek ve Beyazî’yi öldürerek mahkemeyi bir şekilde kendi lehinize çevirme hazırlıklarınız ortaya çıktı Ayrıca kriminal raporlar ve Bilgisayar ana kartından silinen dosyalara ulaştık bunlarda elimizde mevcut, inkârınız işe yaramaz.

-Sayın Savcım, inkar etmiyorum dedikleriniz doğrudur ama biz onlardan masumuz pc mize virüs girmişti bu onların işidir ayrıca bizimde zaman zaman maksadı aşan latifelerimiz olabilir belki, kast yok hatta bir ara börek zehirlenme vakası atlattık topluca birkaç gün akli melekelerimiz yerinde değildi belki dedikleriniz o zamana aittir tahliyemizi talep ediyorum
Hakim Dediğim Dedik eliyle ozanilo’ya oturmasını işaret ettikten sonra arka sıralarda gözüne görünmemek için iyice büzülen Toynağı gördü Toynağın yüzü suçluluk ifadesini ayan beyaz gözler önüne serer gibiydi.Parmağını doğrultarak” sayın Toynak lütfen ön tarafa doğru gelir misiniz?. Size de soracaklarım var
- Şey efendim ben sonra konuşsam şimdi çok heyecanlıyım da
- Hayır olmaz burada Hâkimle pazarlık olmaz yerinizi alın yoksa cebir kullandırırım
Toynak durumun vahametini anlamış gibiydi iyice sıkışmıştı sitede yazdığı o kadar yazının kendisini buraya getireceğini düşünememiş olduğuna hayıflanarak öne doğru çıktı. İçinden “ ahh bre saf kafam nasılda bu İlo´nun oyununa gelerek onlara tehdit savurdum” diye düşündü rengi iyice atmış olarak ön tarafta yerini aldı
Hâkim
- Bakın Toynak Efendi durumunuz gayet zor sitede açık bir şekilde Beyazi’yi tehdit eden ve onu abisine karşı kışkırtmaya çalışan yazılarınız var bunların inkarı mümkün değildir niçin yaptınız sebebi nedir?
- Efendim ben Ozanilo’nun gazına geldim yaptıklarımdan nadimim Ozanilo Makberî ve Beyazi’yi ortadan kaldırma planları yaptı ben dahil diğerlerini de bu işe alet etti, bana acıyın tekrar böyle bir hataya düşmem söz veriyorum
- Yok öyle sayın Toynak her taşın altından çık sonra gel masumum beyanları yap yaptıklarınızın cezasız kalması kamu vicdanını yaralar. yerinize geçebilirsiniz anlayacağımı anladım diğerlerinin ifadelerini zaten almıştım.

Arka sıralardan tık gelmiyordu Direniş ve Agahi sandalyelerine büzülmüş Bozkır adeta Hakime görünmemek için elinden geleni yapmaya çalışıyordu. İki sıra önde ise Zehra ve Yakuti olayın gittikçe tehlikeli bir hal aldığını tahmin ettikten sonra her ne kadar çeteden ayrılmak istedilerse bir türlü yakalarını kurtaramamanın sıkıntısı içinde başlarına gelecekleri düşündükçe gözlerinden gayr-ı ihtiyari süzülen yaşlara mani olamıyorlardı
Hakim dediğim dedik efendi Makberî’ye işaret ederek “Buyurun sayın Makberî Beyazî’yi dinledik şimdi söz sırası sizde .
Makberî iki adım öne çıkarak Hâkimin önüne yaklaştı kendisini tanıtarak tok bir sesle konuştu.

—Sayın Hâkimim ve muhterem jüri üyeleri, her ne kadar ben ve kardeşim bu çeteden davacı olsak da celse arasında her biri ayrı ayrı pişmanlıklarını avukatları ile bildirip nadim. Oldular özür dilediler bende büyüklük göstererek onları affetmek ve bu vesile ile bu suçluları topluma kazandırmak istiyorum tabii ki takdir sizlerin ama ben dâvâcı değilim bırakın gitsinler yalnız belki bunları kısa bir müddet müşahede altında tutmak faydalı olabilir diye düşünüyorum.Malum zehirlenme vakasından sonra akli melekeleri bir müddet dumura uğramıştı belki hala yerinbe gelmemiş olabilir
-Olmaz sayın Makberî siz dâvâcı olmasanız bile artık kamu devam ettirir bu işi bunları, affetmek affetmeye zulmetmektir. Bırakın buna biz karar verelim
-Tamam sayın Hakimim

Makberî sözlerini bitirdikten sonra yerine oturdu sanıklar Makberî’ye minnet hisleri ile bakıyorlardı


Hâkim avukat Fuzuli beye dönerek “buyurun sayın avukat Fuzuli, bey söz sizde” dedi; Avukat Fuzuli bey ayağa kalkarak salonun ortasına doğru yürüdü

-Sayın Hakimim ve değerli Savcım, lütfen bir karara varmadan önce sanık diye adlandırılan bu insanların gözlerine bir bakın nasıl masumane ve nedamet dolu bazı maksadı aşan sözler olsa da eminim bunlar bilerek yapmamışlardır akli melekeleri hâlâ yerinde değil ben bunların göz önünde bulundurularak bir doktora sevkini ve tahliyelerini talep ediyorum.

-Sayın Avukat ben bunları düşünerek zaten buraya uzman bilirkişi olarak akılolog Doktor Şapur Şupur efendiyi çağırdım bile.
-Avukat bir anda şaşkınlığından “ eyvah yemedi” diye mırıldandı Hakim “bir şey mi diyorsunuz sayın Avukat ne diyorsanız yüksek sesle söyleyin.
-Hayır Sayın Hakimim çağırmanız iyi olmuş dedim!
-Başka bir diyeceğiniz var mı?
-Hayır sayın Hakimim yüce adaletinize güveniyorum.
Hakim eliyle otur işareti yaptıktan sonra Savcı Deli Dumrul’a döndü, başka bir diyeceğiniz var mı?
-Evet Sayın Hakimim mağdur ve davacı Beyazî’yi dinlemek üzere salona alınmasını istiyorum.

Hâkim mübaşir Sırrı Sır Tutmaz’ a “dönerek lütfen çağırın” dedi; Mübaşir başını dışarı uzatarak bağırdı.
-Davacı Beyazî
-Evet benim
-Lütfen içeri buyurun
Beyazi içeri girerken Savcı eliyle ön tarafı işaret ederek “lütfen önce kendinizi tanıtın ve kısaca olayı anlatın “ dedi;

-Efendim ben Beyazî bunlar beni Abim Makberî’ye karşı kışkırtmak istediler ayrıca çetelerinin sitelerinde, ki adı www.siirkultursanat.com dur hakkımda bir sürü infaz yazıları asarak beni tehdit ettiler. Ayrıca abimi de öldürmekle tehdit ettiler. Üzerimde psikolojik baskı kurarak ve yaşımı öne sürerek ve mecnune diyerek ve her ne yaparsam iki mislinin üzerimde uygulanacağını söyleyerek davâmdan vazgeçirmeye çalıştılar. Falaka, kırbaç gibi türlü türlü dayak yöntemleriyle karşı karşıya bıraktılar ve dâhi Abim Makberî ve ben Veziri Beyazî´ye iki tabut biçme cüretinde bulunarak sınırı son hadde getirdiler. Bunlardan davacıyım cezalandırılmalarını talep ediyorum. Sizlerde olaya vakıfsınız delilleri sizlere takdim etmişti.
-Evet haklısınız dosyamda gereken her şey var müsterih olun yerinize geçebilirsiniz.

Beyazî yürüyerek en arka sıralarda bir sandalyeye oturdu. Hâkim bir müddet sanıkları süzerek önündeki dosyaları tekrar karıştırmaya başladı. Günlerdir bu dosyaya çalışmıştı bilmediği bir şey yok gibiydi defalarca her birini tek tek dinlemişti bu gün son karar günü idi vereceği kararın adil olması için uğraşıyordu Dâvâ bittikten sonra tatile çıkacaktı.

Duruşma salonuna baktı en dipte duran akılolog Doktor Şapur Şupur efendiye baktı nihai karar için onun yardımı gerekecekti bu yüzden son celsede onu da çağırmıştı. Eli ile salonu göstererek “Buyurun Sayın akılolog Doktor Şapur şupur Efendi konuyu biliyorsunuz bu konuda bilirkişi sizsiniz bize bunların ceza-i ehliyete sahip olup olmadıklarını söyler misiniz?

-Elbette Sayın Hakimim, ama 1 saat zaman ihtiyacım var bunu bana temin edebilirseniz bu zaman zarfında onları muayene eder ve kararımı söylerim
-Tamam Sayın Şapur Şupur bey duruşmaya 1 saat ara veriyorum saat 11:30 dan sonra duruşma devam edecek
Polisler tekrar sanıkların ellerine kelepçe takarak çerdeki gözaltı odasına doğru gittiler Akılolog Doktor Şapur Şupur beyde onlarla birlikte dışarı çıktı

Saat 11:30 celse açıldı sanıklar ve diğerleri yerlerini aldılar, Hakim dediğim dedik bey tokmağı tekrar masaya vurdu “ sessiz olun lütfen dava başlıyor karar verilecek buyrun sayın Akılolog ilk söz sizin intibaınız nedir sanıkları muayene edebildiniz mi?
-Evet sayın Hakimim
-Ceza-i ehliyetleri var mıdır yok mudur?
-Vardır sayın Hakimim bunlar planlı bir çete cevaplar her ne kadar çelişkili olsa da belli bir hesap üzerinde aklı melekeleri son derece güçlü mahkemeyi oyalamak ve aldatmak istiyorlar ayrıca birbirlerini suçlarken kısmen aslında suçlarını itiraf ettiler elinizdeki önünüzdeki ses kayıt cihazında onlar mevcut
-Tamam sayın Şapur Şupur efendi teşekkür ederim yerinize geçebilirsiniz.

Hâkim bir müddet elindeki ses kayıt cihazına baktı doktor ve sanıklar içeri girerken kendisi görevlilere bu ses kaydını kendisi koydurmuştu, sonra kulaklığı takarak bir müddet dinledi.ve Savcıya dönerek “buyurun sayın Savcım son söz sizin” dedi.Savcı tekrar salonun ortasına doğru yürüdü
-Sayın Hakimim elimizdeki deliller ve onları destekleyen bu elinizdeki yeni ses kayıt cihazına ve sayın Akılolog Doktor Şapur Şupur beyin beyanlarına da bakarak sanıkların işlemiş oldukları suçlar için her birinin 220 şer yıl hapsine suçların mükerrer defa olması hasebiyle cezanı on üç misli artırılmasına, ayrıca her birine meydanda 80 er vurulmasına sadece içerde itirafçı olmak isteyen ve kabul edilince samimi itiraflarda bulunan Zehra ve Yakuti’nin, dâvânın seyri için yaptıkları yardımdan dolayı tahliyelerine karar verilmesini talep ediyorum.
-Sayın Avukat Fuzuli bey sizin son sözünüz var mı?
-Hayır efendim adalete güveniyorum
-Tamam peki sayın jüri ne diyor bu işe sanıklar suçlu mudur ? Sayın jüri üyeleri bir karara vardınız mı vardınızsa lütfen biriçıkıp bize kararınızı açıklasın.
Jüri üyeleri son defa aralarında konuştuktan sonra orta yaşlı biri öne çıktı.
Efendim biz jüri üyeleri olarak gereken karaı oy birliği ile aldık bunlar ser-i Şiir Makberî ve Beyazî’yî bilerek ve isteyerek öldürmek için plan yapmışlar lakin Elhamdülillah başarılı olamamışlar en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ediyoruz Kamu vicdanı rahatlamalı
Sonra tekrar Beyazî’ye dönerek
- Beyazî Toynağın sözlerine karşı bir şey söylemek istersen buyur olduğun yerden söyle karara geçeceğim
.Beyazî ayağa kalktı Toynağa acıyan gözlerle baktı ve tane tane konuştu
-Efendim her ne kadar yaptıklarından ötürü kızgınlığım olsa da yine de Beyazî´ye yakışır bir şekilde konuşmaya başlayaraktan söze giriyorum. Toynak “Beyefendi?” en az çete başı olan Ozan İlo kadar tehlikelidir. Ozan İlo´nun gazına gelerek düşünmeden, akletmeden bana karşı tavır takınmıştır ve tavır almakla kalmamış beni Şahıma karşı kışkırtma cüretinde bulunmuştur. Kırbaçlarını, adaletsiz savaş edevatlarını, cevabı olmayan sorularla aleyhine olduğunu bilmezden evvel bana doğru yöneltmiş amma Takdir-i İlahi kırbaçlar İlo´ya isabet etmiştir.Sükût ederken ben Vezir Beyazî türlü cefalar çektirmiştir ki bunlardan bir tanesi de Abim Şahım Makberî´yi bana düşman etme girişimidir.

Sabi derken kendi safına çekmek için çok sevdiği kızıyla bir tutup, kızı muamelesi yapmaya çalışmıştır, psikolojimi bozmuştur. Toynağın en ağır şekilde cezalandırılmasını bana yaptıklarının cezasız kalmamasını talep ediyor, adaletinize güveniyorum.Ama abim bunları yinede affederek büyüklük gösterdi ben onun kararı dışına da taşamam eğer akıllanacaklarına bir kanaatiniz hasıl olursa kararınıza saygı duyarım fikrim her zaman Makberi abimle bir olmaktır..


Hakim Dediğim Dedik efendi Beyazî'de tekrar de dinledikten sonra salona kısa bir bakış attı ve Katibe kırık kaleme dönerek

-Yaz kızım karar. Sanık ozanilo-Agahi-Toynak-Bozkır ve Direniş’in atfedilen suçları bilerek ve planlı olarak işledikleri sabit görüldüğünden her birinin 220 şer yıl hapsine mahkemedeki iyi hallerinden dolayı cezanın 3/2 sinin affına yazıyor musun kızım?
-Evet Sayın Hakimim

-Bu suçları mükerreren yaptıkları için beş misli cezanın arttırılmasına kısaca müebbet hapislerine, hapis hayatı boyunca devlete iaşe ve sığınma masrafları fazla olacağından kısaca idamına idamdan önce 50 şer kırbaç vurulmasına bilahare Şelale meydanında asılmalarına temyiz yolu kapalı olmak üzere karar verildi, sanık Zehra ve Yakuti’nin tahliyesine karar verildi. Mahkeme bitmiş celse kapanmıştır...

Makberi – Ahmet Akkoyun……………21//07/2009…..19:00….İst


Yazık oldu iyi arkadaştılar ben bile kurtaramadım))

Konu Makberî/Ahmet Akkoyun tarafından (07-21-2009 Saat 11:17 PM ) değiştirilmiştir..
Makberî/Ahmet Akkoyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 04:45 AM   #213
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Makberî/Ahmet Akkoyun´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Yazık oldu iyi arkadaştılar ben bile kurtaramadım))

ahh, ahh...

yaşayacak günleri, görecek günleri var idi.
üzülsem mi şimdi

yok yok adil davranıldı, üzülmeyelim
__________________



Dert var Hakk´a götürür; dert var Hakk´tan götürür !
Beyâzî...

siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 07:57 AM   #214
toynak
Moderator adayı
 
toynak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 436
toynak is on a distinguished road
Standart

Ben 1.Ozan İlo han hazretlerinini huzuruna çıkmış hiç değilse başınızı kurtarmaya çalışmıştım ama şimdi hiç şansınız kalmadı...

bu yazıyı makberî kutuplarda eskimo çadırına sığınmadan az önce yazmış aldım haberini...
yani anlayacağınız Makberi tüymüş..)))
Beyazîya gelince kendi düşen ağlamaz ne yapalım...o da kaçmak için vize arıyormuş ama Dahi Sultan İlo emretti.!
Her nerde olurlarsa buluna ve getirile huzura...
Bozkır Kutuplara doğru ava çıkmıştır şimdi..Direniş ağa Nemçe boylarından yedi tümeneyle geliyormuş...

Göreceksiniz siz mahkeme nasıl olur orda...üç gün kaldı üçgün.....
herkesin ağzında ayni cümle...:lillahi fatiha)))))
toynak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 05:12 PM   #215
FANİYİM_58
.
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 2
FANİYİM_58 is on a distinguished road
Standart

Ankara etkinliğinde aranızda olmaktan büyük mutluluk duyacağım.İsmimin eklenmesini saygılarımla arz ederim.Bülent ARI/Sivas Faniyim_58
FANİYİM_58 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 05:38 PM   #216
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart


bizler de sizi aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Cumartesi Hayırla toplanmak üzere inşaAllah.
Selam ve muhabbetle.
__________________



Dert var Hakk´a götürür; dert var Hakk´tan götürür !
Beyâzî...

siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 08:19 PM   #217
Arzu Buse ERASLAN
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 158
Arzu Buse ERASLAN is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Ozan İlo´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Börekleri gizli getir Arzu Buse...
Sakın Makberî'ye kaptırayım deme olur mu
)) emir büyük yerden anlaştık )) Makberi abiii üzgünümm elim mahkum ))
Arzu Buse ERASLAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 08:21 PM   #218
Arzu Buse ERASLAN
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 158
Arzu Buse ERASLAN is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Makberî/Ahmet Akkoyun´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ya ben arada beni kaynatırlar bre yahu zaten Arzu kardeşim bana getiriyor börekleri diğerleri boşa hayal kuruyor kırıntı bile vermam onlara gerekirse şelaleyide yakarım onları da ama börekleri asla ha tabii getiren yiyeceği gibi vezirim kardeşimde yiyecek o ayrı

eyyy şelale çetesi en iyisi siz uykuya yatında düşte yeyin üşümeyin)))
Abii çaktırmaaaa hepimize yetecek kadar var senin kıymalılar el çantasında olacak kimse duymasın )
Arzu Buse ERASLAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 08:46 PM   #219
BOZKIR
Site Baş Katibi
 
BOZKIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 794
BOZKIR is on a distinguished road
Standart

Baktım boncuk iki gördüm
Mavisi ni kimde sordum
İkiside almış saydım
Arzu Buse seni bildim

Ortak olmuş makberiye
Gül uzatır ilo beye
Söz veriyor bak geriye
Arzu Buse seni yazdım

Saflar kavi sıkışmıyor
Makberiye yakışmıyor
Ajan tutmuş yetişmiyor
Arzu Buse seni sildim

Sakın verme çantadan da
Sen de giden fazladan da
Ahdimiz var çeteden de
Arzu Buse ben uyardım
__________________
Dönüp baktım, koca ömrüm;
Bir yüksüğü doldurmazmış!
Dağlar kadar yüce gönlüm;
Arzularım, o(ng)durmazmış.

Nice zaman geçti derken;
An içinde, az kalmışım.
Dere tepe uz giderken;
Bir arpacık yol almışım.

Konu BOZKIR tarafından (07-22-2009 Saat 10:26 PM ) değiştirilmiştir..
BOZKIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009, 09:13 PM   #220
Ozanilo
Senior Member
 
Ozanilo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3.491
Ozanilo is on a distinguished road
Standart

Arzu Buse!

Benim;
Sağırım, Kulak,
Körüm, Göz!

Aha sana bir bilmece,
Hadi durma, otur çöz!


İmza:
Amcan
__________________


Çarkeylemem sağa sola
Riyâ yakışmaz bu yola
Baş eğmedim hiç bir kula
Hakk'a gönül bağlayalı.

Hakk'a mü'minim İnşâllah
İmânım tam refîk Allah
Kula demedim eyvâllâh
Hakk'a gönül bağlayalı.

Yolum uzun, düşman yaman
Sende görürsün bir zaman
Gözüme görünmedi can
Hakk'a gönül bağlayalı.



Ozanilo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-23-2009, 12:15 PM   #221
Makberî/Ahmet Akkoyun
Ozan
 
Makberî/Ahmet Akkoyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1.417
Makberî/Ahmet Akkoyun is on a distinguished road
Standart

Bu ismide ilave et ağa can selamlarımla

95 - Adnan Ünal ( ö.ç.m)
Makberî/Ahmet Akkoyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-23-2009, 12:17 PM   #222
Makberî/Ahmet Akkoyun
Ozan
 
Makberî/Ahmet Akkoyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1.417
Makberî/Ahmet Akkoyun is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Arzu Buse ERASLAN´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Abii çaktırmaaaa hepimize yetecek kadar var senin kıymalılar el çantasında olacak kimse duymasın )
Arzu kardeşim çantaya dikkat et duyduğuma göre şelalede kapkaç çetesi varmış demedi dem,börekleri gaptırma börekleri kimse gapamaaaaaaaaaaaaaaaaaaazzzzz ))
Makberî/Ahmet Akkoyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-24-2009, 06:19 AM   #223
Arzu Buse ERASLAN
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 158
Arzu Buse ERASLAN is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
BOZKIR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Baktım boncuk iki gördüm
Mavisi ni kimde sordum
İkiside almış saydım
Arzu Buse seni bildim

Ortak olmuş makberiye
Gül uzatır ilo beye
Söz veriyor bak geriye
Arzu Buse seni yazdım

Saflar kavi sıkışmıyor
Makberiye yakışmıyor
Ajan tutmuş yetişmiyor
Arzu Buse seni sildim

Sakın verme çantadan da
Sen de giden fazladan da
Ahdimiz var çeteden de
Arzu Buse ben uyardım


Abiii demiyorum bir şey Deniz ablaya sevgiler gelirken onuda getir yoksa kırılırım sana bilesin )
Arzu Buse ERASLAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-24-2009, 06:23 AM   #224
Arzu Buse ERASLAN
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 158
Arzu Buse ERASLAN is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Ozan İlo´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Arzu Buse!

Benim;
Sağırım, Kulak,
Körüm, Göz!

Aha sana bir bilmece,
Hadi durma, otur çöz!


İmza:
Amcan
Ya ben ya makberi abii başka kimse olamazzzz vallah ilhami amcaaa :))
Arzu Buse ERASLAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-24-2009, 06:25 AM   #225
Arzu Buse ERASLAN
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 158
Arzu Buse ERASLAN is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Makberî/Ahmet Akkoyun´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Arzu kardeşim çantaya dikkat et duyduğuma göre şelalede kapkaç çetesi varmış demedi dem,börekleri gaptırma börekleri kimse gapamaaaaaaaaaaaaaaaaaaazzzzz ))
Vallah belimide incittim kapıp kaçılmaya uygun bir kurban adayıyım şu an için abi sen en iyisi beni dolmuş durağında karşıla börekleri sağlama al ))
Arzu Buse ERASLAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-24-2009, 06:32 PM   #226
Admin
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 248
Admin isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart


Allah hayırlı toplantılar nasip etsin inşaAllah.
Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-24-2009, 08:44 PM   #227
ahmetidrisoglu
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 155
ahmetidrisoglu is on a distinguished road
Standart

Allahın izniyle yarın eşimle birlikte aranızda olacağım. Sonsuz saygı ve muhabbetler aziz dostlara...

Özrümü Üstüme Alır Yazarım

Ayı, yıldızları, güneşi, günü,
Dizemde özenle alır yazarım,
Geceyi, bu günü, yarını, dünü,
Havada koklarım, solur yazarım.

Kimseye sözümüz kalmaz dizede,
Hicivde hakaret olmaz dizede,
Bir zaman nezaket solmaz dizede,
Terbiye içinde kalır yazarım.

Allahın kuluyuz olmaz mı hata,
Meyveli dallar hiç ermez rahata,
Kimisi gelir de ola ki çata,
İbreti içinde bulur yazarım.

Şiiri üstüme alınmadım hiç,
Şairim diyerek salınmadım hiç,
Bin pişman olup ta yolunmadım hiç,
Hep edep içinde olur yazarım.

Dağları, taşları, gülü, yaprağı,
Pınarı, ırmağı, suyu, toprağı,
Gözleri, perçemi, tası, tarağı,
Kalemi kâğıda salar yazarım.

Ben âdemoğluyum kemale erdim,
Yılları bir heba hayale verdim,
Okumu, yayımı kendime gerdim,
Ecelin koynuna dalar yazarım.

Bir cahil anımdı nadimim şimdi,
Yuvamda el pençe hadimim şimdi,
Eşimle mutluyum kadimim şimdi,
Düştüğüm günahı yalar yazarım.

Almasın üstüne dostlar bir zaman,
Sadece Allah’tan dilerim aman,
Böylesi nezaket bulunmaz her an,
Özrümü üstüme alır yazarım.

11.Haziran.2009 0105
ahmetidrisoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-24-2009, 08:54 PM   #228
direniş
Gedikli Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 150
direniş is on a distinguished road
Standart

Birazdan inşallah otobüse binmek için evden çıkıyoruz... Toplantımız Türk edebiyat dünyasına hayırlara vesile olmasını dilerim...

Nice nice birlikteliklere....

Dokuz koldan sancağımız dikilsin ŞELALEYE !...
direniş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-25-2009, 12:04 PM   #229
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart

Şu saatlerde hepiniz muhabbete dalmış olmalısınız

Allah hayırlı muhabbetler, hayırlı toplanmalar nasip eylesin inşaAllah.



YÜZÜNÜZ AK PAK OLSUN, MUHABBETLER HAKK OLSUN
BEYAZδDEN HERKESE, ER´CE SELÂM ÇAK OLSUN ....

....
15.03 -- 25 TEMMUZ 2009
__________________



Dert var Hakk´a götürür; dert var Hakk´tan götürür !
Beyâzî...

siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-25-2009, 06:46 PM   #230
toynak
Moderator adayı
 
toynak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 436
toynak is on a distinguished road
Standart

ASACAĞIZ DEDİK , ASTIK!!!



KURULTAY DA MAKBERİ’NİN YARGILANMASI


TOYNAK Paşa AYDUR! BOZKIR’a;

Selçuk beyi Bozkır handır
Hem velidir hem külhandır
Şimdi burada huzurdadır
Ne yapalım Makberî’yi.?

BOZKIR AYDUR:
Beyler asî olur mu hiç?
İşlediği şedîd bir suç!
Toynak paşa, sen onu geç;
Asalım biz Makberî'yi!


TOYNAK Paşa AYDUR!
Sıkı tutun kıpraşmasın
Sakın ola ki kaçmasın
Yol bulup ta sıvışmasın
Ne yapalım Makberiyi?

BOZKIR AYDUR:

El, ayağın, bağlayın tez,
Çalın sopa, olsun dümdüz,
Kesin dilin, edin cız bız;
Asalım biz Makberî'yi!


TOYNAK Paşa AYDUR!

Lal olması tehlikeli
Dilinden beter kalemi
Karıştırır sinsilemi
Ne yapalım Makberiyi..?

BOZKIR AYDUR:

Madem dili sivricedir
Eli dahi mahircedir,
Ol ki hem Şâh-ı hecedir;
Asalım biz Makberî'yi!

Hem el-ü hem dilden olsun,
Ahrazlıkta karar kılsın,
Şâh-u Çömez iyi bilsin;
Asalım biz Makberî'yi!

Elin ya da dilin korsak,
Ses yükseltir nice vursak!
Şiir dolu bunda kursak;
Asalım biz Makberî'yi!

Yoksa rahat vermez başa,
Heybe seçti, şimden taşa!
Kaçmaktansa köşe köşe;
Asalım biz Makberî'yi!


ULEMAYA SORDUK:

TOYNAK Paşa AYDUR! AGÂHÎ’ye;

Alim ulema ne der sahi
Hele fetva versin Agâhi
Yakılsın asılsın mı dahi
Ne yapalım Makberiyi?

AGÂHÎ AYDUR:

Toprağımsa her ne kadar,
Bayburt iftihârı medâr,
Yol ayırdı bize kader!
Asalım biz Makberî'yi!


TOYNAK Paşa AYDUR!

Ah Beyazî vahh Beyazî
Makberinin has çömezi
Hani nerde çıkmaz sesi
Biz bunları ne yapalım.?


AGÂHÎ AYDUR:

Yol vermedi ki Atası,
Değil bu onun hatâsı,
Gelse hazırdı kötesi;
As Beyazî, Makberî'yi!


TOYNAK Paşa AYDUR!

Çömeze bir kıyak geçsen
Daha Beyazî genç dersen
Gitsen İlo hana çıksan
Ne yapalım makberiyi.

AGÂHÎ AYDUR:

Kıyak çömez azdırır bil,
Bu fikiri, aklından sil,
Çömezse de, pek mahir dil;
As Beyazî, Makberî'yi!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Peki hocam ferman han’dan
Makberi de oldu candan
Şu gördüğün dik kayadan
Atacağım Makberîyi….


BİR DE SULTANLARA SORDUK:

TOYNAK Paşa AYDUR! YAKUTÎ'YE;

Birde sorsak Yakutîye
Ablam ne diyor asi ye
Ne ceza keselim deliye
Makberîye ne yapalım.?


YAKUTÎ AYDUR!

Dil-i Gülşen, amma gıcık,
Ağustosta giyer gocuk!
Aklı başa gelsin acık;
Sallandırın Makberî'yi!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Dilim dilim lime lime
Mil mi çeksek gözlerine
Kırk satır mı dizlerine
Ne yapalım Makberîyi…

YAKUTÎ AYDUR!

Hem kırk satır, hem kırk katır,
Sakın bakman, gönül, hatır,
Demeyin de sakin otur;
Sallandırın Makberî'yi!


TOYNAK Paşa AYDUR!

Sana üvey demiş asi başı
Yakalım mı kalmaz taşı
Bak korkudan olmuş şaşı
Ne yapalım makberîyi?


YAKUTÎ AYDUR!

Üvey demiş, üvey ne ki?
Daha neler diyor şaki!
Can yakıyor şiir ok'u;
Sallandırın, Makberî'yi!


BİRDE DİRENİŞ AĞAYA SORDUK:


Han beyleri uç beyleri
Oğuzun görklü Türkleri
Söyleyin bu âsileri
Biz bunları ne yapalım.?,

DİRENİŞ AĞA

Çıkıp Divana yalvarsak
Hiç değilse baş kurtarsak
Bir güzelde zılgıt yesek
Hadi kurtar Makberîyi

TOYNAK AĞA:

Beyazîya ben kefilim
Makberî'ye hiç değilim
Beni korkutan bu sabim
Biz bunları ne yapalım?

Sen yine de Toynak ağa
Beylerle çık otağa
Durumu arz eyle beğe
Bu işe bir çare bulalım…

TOYNAK AĞA:

Çıkıp huzura yalvardım
Bari can bağışlayın dedim
Bir güzel de zılgıt yedim
Makberiyi atın dedi…

Dili keskin kalmış sivri
Atın gitsin diri diri
Ol dediğin asi biri
Makberîyi yakın dedi…

YAKUTÎ AYDUR!

Var sen şimdi, Hünkâr'a çık,
Anlat hali, açık açık.
Deki; "Meczûp, mecnûn, kaçık;
Ne yapalım Makberî'yi?"
Belki Hünkâr, insâf edip,
Derki; "Yalnız, edin te'dib!"
De; "Lazım böyle edip;
Ne yapalım, Makberî'yi?



VE ÇIKTIK HUZURA DİVANDA DURDUK

TOYNAK Paşa SULTAN 1.Ozan İlo’ya;

Ey devletlüm durum budur
Makberî kulunuz suçludur
Beyazî da kusurludur
Buyruk sizin ne yapalım….


SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Divân kurdum Ulemâyla,
Göğ bulunmaz ulamayla,
Şahlık değil dilemeyle;
Asî olan asılmalı!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Buyruğunuz başım üzre
Hacette yok başka söze
Lakin..yazık olacak kıza
Çömezini ne yapalım….

SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Şol Beyazî, neyin nesi?
İsyâncıya uyan asî,
Duyulmasın daha sesi;
Asî olan, asılmalı!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Emre karşılık mı? Haşâ.!
Madem sem katmıştır aşa
Ol hünkarım sen çok yaşa
Makberî'yi yakacağım…


SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Madem zehir kattı aş'a,
Bildiğin yap TOYNAK PAŞA,
Hükmüm yayın, dağa taşa;
Asî olan, asılmalı!


TOYNAK Paşa AYDUR!

Töre budur akmaz kanı
Yay telinde çıksın canı
Naklederim ben ol anı
Makberiyi boğacağım…


SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Asîyse de, âsil boydur,
Ne de olsa Türkmen Beydir,
Elbet hakkı, kiriş, yaydır;
Makberî'yi, boğ sen Paşa!


TOYNAK Paşa AYDUR!

Camuka da yanlış yapmış
Cengizhan yine af etmiş
Demem o ki töre buymuş
Bu kararın kat-i midir.?

SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Ol Nizâm-ı Âlem için,
Can ise de, candan geçin!
Madem ikrâr eyler suçun;
Makberî'yi, boğ sen Paşa!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Bunca börek onca çörek
Hiç değilse yese biraz
İki kere ölür,yazık.!
Bir İhsan eyle biraz….

SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Bre Lala, dâvâ Börek,
İsyân zaten bundan gerek,
Hâl böyleyken, nasıl verek?
Makberî'yi, boğ sen Paşa!

TOYNAK Paşa AYDUR!

İmdi aklıma geldi
Hamsili pilav istedi
Son arzusu canı çekdi
Sence hakka revamıdir.?

SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Lala, ne Hamsili Pilav?
Yese gerek, kızgınca lav!
Layık işkence-i slav;
Reva budur, Makberî'ye!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Hünkarım hamsi tatilde
Dönecekler bu eylülde
Olmaz mı ileri tarihte
Temizlesek makberîyi?

SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Olur mu infazda tehir?
Temaşaya çıktı Şehir!
Pilavına dökün zehir;
Reva budur Makberî'ye!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Ferman ulu Hünkarındır
Tören saati yakındır
Alet edevat hazırdır
Yakacağım makberiyi…


SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

Çok uzadı, sıktı canı,
Hani Paşa, infaz hani?
Bu mu yeni adet yani?
Yakın artık, Makberî'yi!

TOYNAK Paşa AYDUR!

Kefeni atlas kumaştan
M isk-u amber gül şişeden
Tabut çaktım taze çamdan
Gömdüm gitti Makberiyi…

SULTAN 1.Ozan İlo AYDUR!

İyi idi, hoştu lâkin,
Kat'a duramadı sakin,
Tabutunu sağlam çakın;
Gömün gitsin Makberî'yi!

Toynak temennah ederek eğildi

Destur istedi
Ve;
“ Ferman siz devletlü ve dahi soylu
Sultan 1. Ozan İlo Han hünkarımızındır
Makberi kulunuz hakkın rahmetine kavuşmuştur dedi…



Biz sözümüzün eriyiz…
Yargılayacağız dedik sözümüzü yerine getirdik…))))

Bu Arada Veziriazam Beyazî kardeşimiz firarda olduğundan Makberi yalnız kaldı…Esas Veziri ipe çekecektik ama o başka ülkeye iltica etmişti…
toynak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-27-2009, 10:56 PM   #231
Sabiha Serin
.
 
Sabiha Serin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 2
Sabiha Serin is on a distinguished road
Standart Teşekkür Ederiz

Bu güzel organizasyonu gerçekleştiren ve değerli şair arkadaşlarımızı tanıma fırsatı veren, şiirlerimizi paylaşmamızı sağlayan emeği geçen herkese teşekkürü borç bilirim. Saygıdeğer Aslan Baykara bey ise sunuculukta çok başarılı idi. Ayrıca Aslan beyide kutluyor o güneşin karşısında bizler için verdiği özverili emeğine teşekkür ederiz. Sitenizin birinci yıldönümünden sonra inşallah daha nice yıllar kutlarız bu güzellikleri.

HERŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLERRRR
Sabiha Serin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-28-2009, 09:50 AM   #232
Makberî/Ahmet Akkoyun
Ozan
 
Makberî/Ahmet Akkoyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1.417
Makberî/Ahmet Akkoyun is on a distinguished road
Standart



Şelale ( Bizi siz bilenler selam sizlere )


Şelale dediğin bir şanlı âlem
Bizi siz bilenler selam sizlere
Dostları görünce tükendi elem
Bizi siz bilenler selam sizlere

İsim isim yazsam sayfa az gelir
Baykara-Agahi-azra naz gelir
Aşık Sefaiyle ilo söz gelir
Bizi siz bilenler selam sizlere

Toynak oradaydı dostluk için can
Tokat’tan gelmişti dost Necdet Arslan
Mustafa yaralı imani lisan
Bizi siz bilenler selam sizlere

Nadidem Zehra’ ki sabahtan geldi
Turhan Toy gardaşım latifan güldü
Hacer Alioğlu dostluğu bildi
Bizi siz bilenler selam sizlere

Nemçe’den agahi geldi şölene
Baykara geldi ki şiir Bilene
Bozkır Hoca ile gülen gülene
Bizi siz bilenler selam sizlere

Fatih Kaya vardı direniş gardaş
Bahar elli yedi her daim sırdaş
Hasan Öztürk ile İbrahim Sayaş
Bizi siz bilenler selam sizlere

Arap Kurt gelmişti Çoruma vekil
Durdu hoca hasta uzaktan nakil
Ahmet Eroğlu’da civanmert akil
Bizi siz bilenler selam sizlere

Kul Hilmi İzmir’den düşmüştü yola
Gülten Çelik vardı ve İhsan Sola
Sabiha Serin’le Hasibe Kaya
Bizi siz bilenler selam sizlere

Temsilcisi fazla idi Sivasl’ı
Yerini almıştı Bülent Arı’sı
Zeki Çimen, Orhan Kızlarkayası
Bizi siz bilenler selam sizlere

Ahmet İdrisoğlu Ahmet Acarı
Çekiçoğlu vardı yüreği zâr’ı
Ferhan Demiral’ı ve Hünkar Dağlı
Bizi siz bilenler selam sizlere

Arzu Buse vardı dil-i şirini
Osman Öcal vardı ve de ihvani
Ramazan Kurt dersen yüreği gani
Bizi siz bilenler selam sizlere

Az da olsa yazdım numune diye
Bunların her biri şi’re hediye
İsimlerin hepsi yazıldı göğe
Bizi siz bilenler selam sizlere

Gönüller gönüle sevgiler ekti
Kamera peş peşe o anı çekti,
Veda vakti geldi hüzünler çöktü
Bizi siz bilenler selam sizlere

Hey Makberi dostlar dostunu bilir
Bizi dost bilenler elbette bulur
Siirkultursanat mihmandar olur
Bizi siz bilenler selam sizlere

Makberi – Ahmet Akkoyun……………27//07/2009…..19:00….İst


Evet bu şiiri www.siirkultursanat.com sitesi olarak tertip ettiğimiz tanışma toplantısına gelerek bizleri onore eden bütün gönül dostlarımıza ithafen kaleme alıyorum tek tek yer vermek liste çok uzun olduğu için mümkün değil, meramı anlatmak gayesiyle bir kaç isme yer verebildim
Saygı ve Selamlarımla
Makberî/Ahmet Akkoyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-28-2009, 02:48 PM   #233
Admin
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 248
Admin isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart

BU GÜZEL TOPLANTIDA EMEĞi GEÇEN CANLARIMIZA,

KATILIMCI ŞAiR-ŞAiRE VE UZAKTAN YAKINDAN TEŞRİF EDEN

BÜTÜN GÖNÜL DOSTLARIMIZA,

SONSUZ TEŞEKKÜRLERiMiZi SUNUYORUZ...

www.siirkultursanat.com YÖNETİMİ



Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:14 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Çeviri : ADMIN
© Ozan İlo Tc. Şiir, Kültür ve Sanât