ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM

Geri git   ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM > Genel Bölüm > Genel Gündem ve Güncel Haber

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-19-2009, 06:51 AM   #1
Fahrettin
Paylaşımcı Üye
 
Fahrettin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 62
Fahrettin is on a distinguished road
Standart Bu Gece Miraç Kandili

Es-Selâmü Â'leyküm, Yarın Miraç Kandili olduğu için
bu Mübarek gün adına bazı yazılar paylaşmak isterim.
Bilindiği üzere; Miraç, merdiven demektir.
Resulullâh efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere
götürüldüğü gecedir. Recebin 27. gecesidir. İsra suresinin
ilk âyet-i kerimesinde, Miraç bildirilmektedir.

İsra suresinin ilk âyetinde, Allahü teâlâ, kudret ve azametinden
nice acayip işlerden bazılarını göstermek için, Muhammed Â'leyhi's-selâmı,
Mekke'den Kudüs'e götürdüğünü bildiriyor. İsra kelimesi, rüya için kullanılmaz.
Uyanık iken, gece yürümek manasına kullanılır.

Peygamber efendimiz Miracını özetle şöyle anlatıyor:

"Verilen Burak’a binip Beyt-ül-Makdis'e geldim.
Onu, önceki Peygamberlerin bağladığı halkaya bağladım,
sonra Mescide girip orada iki rekat namaz kıldım. Sonra çıktım.
Cebrail aleyhisselam bir kap şarap, bir kap da süt getirdi.
Ben sütü seçtim. Cebrail, yaratılışa uygun olanı seçtin, dedi.

Sonra bizi birinci semaya çıkardı.
Gök kapısında, “Sen kimsin” diye bir ses geldi.
Ben Cebrail'im dedi.
Yanındaki kim? dendi.
Muhammed aleyhisselam dedi.
O, Peygamber olarak gönderildi mi? dendi.
Cebrail, evet dedi. Gök kapısı açıldı.
Hazret-i Âdem ile karşılaştım. Bana merhaba diyerek hâyr duâ etti.

İkinci semaya çıktık. Yine orada da aynı konuşmalar geçti.
Göğün kapısı açıldı. Burada iki teyze oğlu İsa ve Yahya ile karşılaştım.
Onlar da bana merhaba diyerek hâyr duâ ettiler.

Üçüncü semaya çıktık. Bu kapıda da aynı konuşmalar geçti.
Göğün kapısı açıldı. Orada Hazret-i Yusuf’u gördüm. O da bana duâ etti.

Dördüncü semaya çıktık. Aynı sualler ve konuşmalar oldu. Kapı açıldı.
Hazret-i İdris’i gördüm. O da bana duâ etti.

Beşinci semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti. Kapı açıldı.
Hazret-i Harun’u gördüm. O da bana dua etti. Altıncı semaya çıktık.
Yine aynı konuşmalar oldu ve kapı açıldı. Hazret-i Musa’yı gördüm.
Bana merhaba diyerek dua etti.

Yedinci semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti ve kapı açıldı.
Arkasını Beyt-ül-mamura dayamış Hazret-i İbrahim’i gördüm.
O da bana duâ etti. Beyt-ül-Mamur'u gördüm.

Sonra Hazret-i Cebrail beni Sidretü'l-Münteha'ya götürdü.
Allâhû teâlâ, günde elli vakit namaz farz kıldı.
Hazret-i Musa Âleyhisselâm'ın yanına geldim.
Ona elli vakit namaz farz kılındığını bildirdim.
Rabbinden azaltmasını iste.
Ümmetin buna güç yetiremez. Ben tecrübe ettim, dedi.

Birkaç defa Rabbim ile Hazret-i Musa arasında gidip gelmeye devam ettim.
Nihayet Rabbim buyurdu ki: "Ya Habibim, beş vakit namazı farz kıldım.
Her vakit için on sevap vardır. Böylece elli vakit namaz olur."

[Müslim]

Miraç aklın bittiği, imanın başladığı yerdir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Bir iş, ne kadar sıkıntı içinde olmuşsa, o kadar uzun ömürlü olur.
Peygamber efendimiz, (En çok sıkıntıyı ben çektim) buyuruyor.
O halde, hak olan dini de, kıyamete kadar sürecektir.

-Âdem aleyhisselam, kupkuru bir dünyaya geldi, yüzyıllarca sıkıntı çekti.
Sonra Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine dua etti.
(Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ) duasını devamlı okurdu.
Sonra, iki evladından biri kâfir oldu ve Müslüman olanını öldürdü.
Bir baba için ne zordur!

-Nuh aleyhisselam 950 yıl uğraştı, inanmadılar, çok eziyet ettiler.
Döverlerdi, her seferinde öldü diye bırakırlardı.
Cebrail aleyhisselam gelir, yaralarını sarardı, tekrar tebliğe başlardı.
Sonra Allahü teâlâ Ona gemi yap emrini verdi.

-İbrahim aleyhisselamı Allahü tealanın haliliyken ateşe attılar,
oğlunu kesme emri verildi.

-Musa aleyhisselam da çok çekti, doğduğu sene Firavun bütün
erkek çocukları öldürdü. Yıllarca çobanlık yaptı. Dönerlerken, hanımı hamile,
zifiri karanlık, çaresiz... Bir ışık gördü, ışığa gitti. Orada Allâhü teâlâ Onunla konuştu.
Bu mirac değildi, mirac yalnız Peygamber efendimize verildi.

-Eyyüb aleyhisselamın kurtlanmadık yeri kalmamıştı.
Eyyüb aleyhisselamın, yaralarının kurtlandığını büyük âlim
Alâaddin-i Attar hazretleri de bildirmektedir. (S. Ebediyye)

-Yakup aleyhisselam ağlamaktan gözlerini kaybetti.

-Yusuf aleyhisselam; kuyuya, zindana atıldı.

-Zekeriya aleyhisselam, ağacın içinde ağaçla birlikte testereyle kesildi.

-İsa aleyhisselam, birkaç kişiyi ikna etmek için neler çekti. Öldürmeye çalıştılar.


Bunların hepsi peygamberdi.
Neden bu kadar sıkıntı çektiler?
Lâ ilâhe illallâh dedikleri için...

Peygamber efendimiz, (Benim çektiğimi, hiçbir Peygamber çekmedi) buyuruyor.

Hazret-i Ebu Bekir de, neler çekti, kaç kere dövdüler! Herkesten önce iman etti,
malını ve canını feda etti. Herkesin yaptığı bütün ibadetlerin sevabları, katlanarak
Hazret-i Ebu Bekir’e, sonra da bir daha katlanarak, Peygamber efendimize
verilmektedir. Hem kâinat, Onun hatırına yaratılmış, hem de, herkesin sevabları da,
Ona verilmektedir.

Hazret-i Ömer, namaz kılarken, Hazret-i Osman,
Kur’an-ı kerim okurken şehid edildi.

Hazret-i Ali’nin çektikleri, hele Hazret-i Hüseyin’in başına gelenler...

Neticede, Peygamber efendimizin vârisleri de, çok çektiler.
Ne için? "Lâ ilâhe illallâh, Muhammede'r-Resulullâh" dedikleri için.
Dolayısıyla iman, inanmak çok zor, inandırmak daha zordur.
İman, Allahü teâlânın, kullarına ihsan ettiği, özel nimetidir.
İmanı olanlar, sevinçten oynasa, yeridir...

Allahü teâlâ, dünyayı verdiğine ahireti vermez. Hadis-i kudside,
"İki korkuyu bir kalbde cem etmem" buyruluyor.
Dünyada Allahü teâlâdan korkanlar ahirette korkmasın,
dünyada korkmayanlar ahirette çok korksun.

Peygamber efendimiz, Ümmihani’ye Mirac’ı söyleyince,
"Aman kimseye anlatma, kimse inanmaz ve inananlar da vazgeçer) dedi.
Peygamber efendimiz de, "Anlatmam lazım, inanmayacak olan sonra da vazgeçer,
çürük taşlar üzerine bina olmaz, ayrılacak olan şimdiden ayrılsın, sağlamları kalsın"
buyurdu. Akıl durdu, zaman durdu, her şey durdu, iman başladı.
Peygamber efendimizin hiç yalan söylemediğini müşrikler de biliyordu.
(Cenneti, Cehennemi gidip gören mi var) diyenler oluyor. Evet, var. Kim var?
Hayatında hiç yalan söylememiş olan Muhammed aleyhisselam var.

Her mübarek gece, kıymetlidir; fakat Mirac gecesinin ayrı bir hususiyeti vardır.
Izdırap ve sevincin bir arada yaşandığı gecedir. Peygamber efendimiz,
bir ay Taif’te, İslamiyet’i anlattı, hiç kimse inanmadı, alay ettiler, çocuklara taşlattılar.

Üzüntülü bir şekilde dönerken, bir bağ kenarında oturup biraz istirahat etti.
Addas adındaki, bağın bekçisi, üzüm getirdi.
Peygamber efendimiz, Bismillahirrahmanirrahim deyince, Addas şaşırdı,
bu sözü buralarda hiç duymadım dedi.
Peygamber efendimiz, sen nerelisin diye sorunca Nineveliyim dedi.
Kardeşim Yunus’un ülkesindensin, o da benim gibi peygamberdi buyurdu.
Addas, Yunus’u buralarda kimse bilmez, bu güzel yüzün, bu güzel sözlerin
sahibi asla yalancı olamaz dedi ve iman etti, ben de sizinle gelmek istiyorum dedi.
Peygamber efendimiz, şimdi sen burada kal, yakında ismimi her yerde işitirsin,
o zaman bana gel buyurdu. Bir ay kimse inanmadı, yolda dönerken bir kişi iman etti.

Gece amcasının kızının evine geldi,
"Aç, amcan oğlu Muhammed’im" buyurunca
Ümmühani, "Haber verseydiniz yiyecek bir şeyler hazırlardım, yedirecek bir şeyim yok"dedi.
Peygamber efendimiz,
"Yiyecek içecek gözümde yok, Rabbime ibadet edecek bir yer bana yeter" buyurdu.

Allahü teâlâ Cebrail aleyhisselama, (Habibim bu halde gene bana yalvarıyor,
çok üzüldü, onu ben teselli edeceğim, git Habibimi bana getir) buyurdu.
Önce, Mescid-i Aksa’ya geldi, bütün peygamberlere imam oldu.
Sonra göklere çıktı. Allâhû teâlâyı bilinemeyen, anlaşılamayan şekilde gördü,
(Ya Rabbi, ümmetim için de bunu isterim) dedi.
İşte, beş vakit namaz, bize Mirac olarak verildi.

Mirac’da ne hikmetler vardır! Namaz kılmayan,
Mirac’dan mahrumdur. 1400 yıldır devam eden, başka bir olay yoktur.
İşte Mirac, 1400 yıldır devam ediyor. Mirac, aklın bittiği, imanın başladığı yerdir.
Mirac namazdır. Allahü teâlâ, namaz gibi bir nimeti insanlara ihsan etti.
Namaz, Allah sevgisini arttırır, duanın kabulüne de sebeptir.
Namaz varsa, hayat vardır. Namaz yoksa insan bir işe yaramaz.
Namazdan mahrum olan, her şeyden mahrumdur.



Peygamber Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm Efendimiz'in
tevhide davetinin baştan beri karşısında duran Kureyş müşrikleri
gün geçtikçe Müslümanlara uyguladıkları zulüm ve işkenceleri artırıyorlardı.
Çevre kabilelerden de Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm’ın davetini
kabul edip Müslüman olanlar artmaya başlayınca müşrikler Müslümanları
Mekke’de “Şı’b” denilen yerde toplayıp ambargo altına almaya karar verdiler
ve aralarında bir anlaşma imzaladılar ki anlaşmanın maddeleri şöyleydi:

1- Öldürmek için Peygamberimiz Sallallâhu Â'leyhi ve's-sellem'ın kendilerine
teslim edilinceye kadar, Haşim oğullarından gelecek barış dileği asla kabul
edilmemek,
2- Kendilerine acınmamak.
3- Onlara kız vermemek, onlardan kız alınmamak,
4- Onlara bir şey satmamak.
5- Onlardan bir şey satın almamak.
6- Onlarla oturmamak, görüşmemek, konuşmamak,
7- Onların evlerine girmemek.

Müşrikler bu maddeler üzerinde yaptıkları antlaşmanın metnini
bir sahifeye yazıp Kabe'ye astılar.

Bi’setin 7. yılında başlayan ambargo 3 sene sürdü.
3 sene sonunda Allâh Celle celâluhû, Kâbe’ye astıkları anlaşma metnine
bir güve musallat etti. Güve; sahifede, Allâh'ın ismi anılan
"Bismik'Allâhümme/Sen’in isminle başlarım Ey Allah’ım" cümlesi dışında,
zulüm ifade eden her şeyi yedi ve bi’setin 10. yılında müşrikler Müslümanlara
uyguladıkları ambargoyu kaldırmak zorunda kaldılar.

Müslümanlar tam rahata kavuşmuş iken Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm’ın
çok sevdiği eşi Hz. Hatice validemiz ile kendisini her zaman himaye eden, çok değer
verdiği amcası Ebû Talib vefat etti.

Ebû Tâlib'in vefatından sonra müşrikler, Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm'a,
Ebû Tâlib'in sağlığında yapmadıkları zulüm ve işkenceleri yapmaya başladılar.
Rasûlullah Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm Efendimiz bî'setin 10. yılı Şevval ayının
27. gecesinde azatlı kölesi Zeyd b. Hârise'yi yanına alarak Tâif'e gitti.
Maksadı; Yüce Allâh'tan getirdiklerini kabul etmelerini, müşriklere karşı kendisini korumalarını, desteklemelerini istemekti.
Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm, Tâif'e varınca onları, İslâm dinîne girmeye
ve kavminden muhalefet edenlere karşı yardım etmeye davet etti.
Onlar Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm’ın dâ'vetini reddedip incitici sözler
söylediler.
"Memleketimizden çık. Nereye gidersen git!" dediler. Bununla da kalmayarak,
içlerinden bir takım aklı ermez ayaktakımına, çocuklara taşlatarak kovaladılar.

Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm buradan da boynu bükük ve mahzun döndü.
İşte kaynaklar, Miraç olayının Hz. Peygamberimiz Â'leyhi's-salâtu ve's-selâm’ın bu acılarının
bir nebze olsun hafifletilmesi için, teselli Maksadıyla meydana geldiğini naklederler.

İsrâ ve Miraç’ın Tarifi:

Miraç gecesi, Recep ayının 27. gecesidir.
Miraç mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı baslarında vuku bulmuştur.
Bu hadisenin iki aşaması vardır.

1. İsrâ: Hz. Peygamber Sallallâhu Â'leyhi ve's-sellem’in
Mescidü’l-Haram'dan Beyt-i Makdis'e (Kudüs) götürülmesidir.
Kur'ân'da zikredilen bu aşama, gece yürüyüşü anlamında "İsrâ" adını alır.
2. Miraç:Hz. Peygamber Sallallâhu Â'leyhi ve's-sellem'in Beyt-i
Makdis'ten Allâh'a yükselişidir.


Miraç Gecesinde Neler Yapabiliriz?

Mirac gecesini ibadetle gündüzünü de oruçla geçirmelidir. Bu konudaki birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bu gece iyi amel eden için yüz yıllık mükafat vardır.) [İ.Gazali, Ebu Musa el Medeni]
(Recebin 27. günü oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir.)

[İ.Gazali, Ebu Musa el Medeni]

Bu gece kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli,
sadaka vermeli, müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölülere de göndermelidir!

Her zaman doğru iman sahibi olmaya, farzları yapıp haramlardan kaçmaya,
tevbe edip farz borçlarını ödemeye çalışmalıdır! Bütün bunları yapmak ise ilimle olur.
İlmihal bilgileri en kıymetli ilimdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Geceleyin bir müddet ilim ile meşgul olmak, bütün gece sabaha kadar ibadet etmekten daha kıymetlidir.) [Ebu Nuaym]


“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i)
bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksâ’ya
götüren Allâh’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”
(El-İsrâ, 17/1)



Miraç Kandiliniz ve Kandilimiz Hâyrla Nûru Yansın Aydınlatsın İnşâAllâh.

Ve's-Selâm...
__________________

Kanım Bayraktaki Kırmızı,
Kemiklerim Ay'ı Yıldız'ı,
Kalbim de Tek ALLÂH,
Dilimdedir "Lâ İlâhe İlallâh !"
Fahrettin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 11:31 AM   #2
Sümeyye
Ozan
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 2.246
Sümeyye is on a distinguished road
Standart

Allah razı olsun...

Mirac kandiliniz mubarek olsun..

yüreğinize sağlık..
Sümeyye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 01:27 PM   #3
Ozanilo
Senior Member
 
Ozanilo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3.491
Ozanilo is on a distinguished road
Standart

Rabbimiz, bu mübârek gecenin feyiz ve bereketiyle
bereketlendirir cümlemizi İnşaAllah.

Allah râzı olsun kardeşim.

Muhabbetle.
__________________


Çarkeylemem sağa sola
Riyâ yakışmaz bu yola
Baş eğmedim hiç bir kula
Hakk'a gönül bağlayalı.

Hakk'a mü'minim İnşâllah
İmânım tam refîk Allah
Kula demedim eyvâllâh
Hakk'a gönül bağlayalı.

Yolum uzun, düşman yaman
Sende görürsün bir zaman
Gözüme görünmedi can
Hakk'a gönül bağlayalı.



Ozanilo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 03:52 PM   #4
ÜLKÜM
Şair
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1.105
ÜLKÜM is on a distinguished road
Standart

Allah razı olsun
Güzel, anlaşılır ve akılda kalıcı bir yazı olmuş.
Bütün İslâm aleminin kandili mübârek olsun İnşaAllah.
ÜLKÜM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2009, 04:36 PM   #5
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart

Allah Razı olsun inşaAllah.
Bütün İslâm âlemi bu mübarek geceden feyzle istifade etsin inşaAllah.
Selam ve dua ile..
__________________



Dert var Hakk´a götürür; dert var Hakk´tan götürür !
Beyâzî...

siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:48 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Çeviri : ADMIN
© Ozan İlo Tc. Şiir, Kültür ve Sanât