ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM

Geri git   ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM > Genel Bölüm > Genel Gündem ve Güncel Haber

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-22-2009, 09:24 PM   #1
Admin
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 248
Admin isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
BiR GAZi'NiN KALEMiNDEN !






‘BİR GAZİ’NİN KALEMİNDEN



............ ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına ateşle karşılık vermesi sonucu çıkan çatışmada .... güvenlik görevlisi şehit oldu.

Ya da;

............ ilinde devriye görevini yerine getiren ........ aracına açılan ateş sonucu ......... güvenlik görevlisi şehit oldu.Ya da

Ya da;

............ ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu ..... asker yaralandı.



Bu nasıl başlar biliyor musunuz?



Hava o kadar sıcaktır ki beyninizdeki sıvının buharlaşıp uçtuğunu düşünürsünüz. Oluştuğu anda kuruyup giden ter damlacıklarından geriye kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta elbisenizin her yanını kaplamıştır. Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay kurumadığı için elinizdeki tüfeğinizin metal kısmı avucunuzun içinde vıcık, vıcık oynar. Ter ile ıslanan çeliğin kokusu avucunuzun içine ve elinizi sürdüğünüz her yere siner.

Önünüzde yürüyen adamın, ayağının kuru toprakla her temas edişinde çıkan toz, ağzınızın kupkuru olmasına ve zor nefes almanıza sebep olur.

Sırt çantanızın askı kayışları yüzünden omuzlarınızı hissetmezsiniz. Kült ağrıları ancak çantayı sırtınızdan çıkardığınızda fark edersiniz. Bastığınız her taş parçası, her çalı ve bir ayağınızın kaplayabildiği her yeryüzü parçasından çıkan sesi duyarsınız.

Yürüdüğünüz yerdeki her Ağustos böceğinin sesini, dallardaki kuşları, yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan arıların kanat seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da herhangi bir yerinizdeki küçük yaraların üzerine konmaya çalışan sineklerin vızıltılarını, ayağınızı bastığınız yerden havalanan yeşil çekirgenin küçücük cüssesine rağmen çıkardığı tok kanat sesini en ince ayrıntısına kadar duyarsınız. Sonra, kendi teçhizatınızın ve önünüzdeki arkadaşınızın ve arkanızdaki arkadaşınızın teçhizatlarının çıkardığı düzensiz seslerin her birini ayrı ayrı duyarsınız. Ve aynı anda önünüzdeki arkadaşınızın nefes alışlarını duyarsınız, öksürmesini ve hapşırmasını da duyarsınız. Telsizinizden çıkan seslerin ve cızırtıların her biri ayrı ayrı katılır bu senfoniye. Ter ve tozun birleşmesinden oluşan kaygan çamur, postalın içindeki tüm ayağınızı kaplamıştır, çoraplar önce su toplayıp sonra patlayan yerlere adeta bir deri gibi yapışmıştır.

En çok yapmak istediğiniz şey ayaklarınızı yıkayıp, çoraplarınızı değiştirmektir. Ama bu çok büyük bir lükstür o anda. Çünkü... Çünkü hangi çalının dibinde, hangi kayanın arkasında sizi beklediğini bilmediğiniz ihaneti arayıp bulmanız ve yok etmeniz gerekmektedir.

Bütün masumların hayatı ve huzuru size emanet diye, öğretmenler bayrak direğine asılmasın diye, kundaktaki bebekler kurşunlanmasın diye, binlerce yıllık emanete halel gelmesin diye kahpeliği ve ihaneti yok etmeniz gerekmektedir. Çünkü bunun için bayrağın, silahın, namusun ve şerefin üzerine yemin etmişsinizdir. Çünkü önemli olan ayağınız değil, ülkeniz, bayrağınız ve onurunuzdur.

İşte bu yüzden lükstür ayak yıkamak, çorap değiştirmek. İşte bu yüzden senfoniye dönüşmüştür bütün o düzensiz sesler güruhu.

Sonra!..

Sonra birden tüm sesler kesilir, bıçağın dalı kestiği gibi, makasın kâğıdı, pensenin bir hoparlör kablosunu kestiği gibi...

Bir anda...

Kuşların sesleri, arıların ve sineklerin vızıltıları, çekirgenin kanat sesleri hepsi bir anda biter. Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı değil, gökyüzünü görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç saniye sürer. Tek hissettiğiniz kesif bir barut ve yanık et kokusudur, yüzünüzün toprak parçalarıyla kaplandığını fark edersiniz, temizlemek için çalışmazsınız.

Arkadaşlarınızın bağırarak koşuşturduğunu görür ama kulağınızdaki çınlama ve uğultudan seslerini duyamazsınız. Sesleri yavaş yavaş duymaya başladığınızda ayağa kalkmaya çalışırsınız ama başaramazsınız. Yine birkaç saniye sonra arkadaşlarınızın sesleri arasında mayın kelimesini ayırt eder ve kalkmaya çalıştığınızda ayağınızdaki yoğun ağrıyı fark edersiniz. Ayağınız yoktur ama yine de ağrıdığını hissedersiniz. Ne olduğunu anlamak için baktığınızda ise parçalanmış pantolonunuzun ve kopmuş ayağınızın farkına varırsınız. İşte her şey o anda başlar.

Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Sonra, nefesiniz biter. Sonra, yeniden nefes alırsınız ve yeniden bağırmaya başlarsınız. Sonra yine nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine...

Yanınıza ilk gelen arkadaşınız size, fazla bir şey yok, sadece küçük bir yara gibi telkinlerde bulunur. Ama siz arkadaşınız konuşurken de, helikopterle hastaneye götürülürken de artık bir ayağınızın olmadığını biliyorsunuzdur. Hep bir soru çınlar kafanızın içinde neden ben, neden ben, neden ben ?

Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen yıllar sonunda, dizkapağınızın on iki santim altından takılı olan ve her akşam yatarken veya banyoya girerken çıkarıp kenara koyduğunuz takma bacak artık bir uzvunuz olmuştur.

Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakârlığınız sayesinde vatan var olacaktır. Sizin bir bacağınızın ne önemi vardır ki! Artık koşamayacak olmanızın, yazın herkes gibi havuza, denize giremeyecek olmanızın da hiç önemi yoktur.

Vatan sağ olsun yeter.

Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle Fransız televizyonlarında, uğruna yarım kaldığınız vatan hudutlarını hiçe sayan programlara finans sağladığını okursunuz. Aynı dillerin bundan pişmanlık duymadıklarını söylediklerini de okursunuz.

Pamukları, Dinkleri, okursunuz, Bizans çocuğuyum diyenleri duyar, Ali Kemallere tanık olursunuz, koçlar gibi satanları görürsünüz. .

Türk Bayraklarının yakıldığını, görürsünüz. Başlarına çuvallar geçirilip aşağılanarak elleri arkalarından bağlanan Türk askerlerini görürsünüz. Bu aşağılanmaya cevap verecek tankların motor seslerini, helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini duymayı beklersiniz ama duyamazsınız.

Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen çaputlara bayrak diyenleri görürsünüz, uçaklarını çek,valiyi çek diyen başkanları ve karşılarında kekeleyen riyaseti görürsünüz.

Buda yetmez Türk askerlerinin kendi mahkemeleriniz tarafından çete diye suçlandığını, yargılandığını görürsünüz. Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, öğretmene ateş eden, yol kesip soygun yapan, köy yakan, okul yıkan, mayın döşeyen teröristlerin sadece ben bir şey yapmadım demelerinin esas kabul edilip, suçsuz sıfatıyla serbest bırakıldığını görürsünüz.

Susanları, konuşması gerektiği halde susanları görürsünüz, konuşanlar her konuştuğunda, kekeleyenler her kekelediğinde ve susanlar her sustuğunda siz yeniden vurulursunuz, yeniden ölürsünüz her defasında. Gövdenizden o toprağa akan kan, bu defa içinize akar, inandıklarınıza, uğrunda savaşarak kendi kanınızı akıtmak pahasına tertemiz tuttuğunuz değerlerinize akar. Sizin kaya arkalarında, çalı diplerinde aradığınız ihanet gelir aklınıza, o mayınları yerleştiren eller gelir. Sorgulamaya başlarsınız, Biz bu ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda dolaştığımız yılanın başı, hep gözümüzün önünde miydi yoksa, diye sorarsınız kendinize.

Onlara verilen maaşın sizin vergilerinizden ödendiğini, içinize sindiremezsiniz, uykularınız kaçar, neden bu vatanı sizin kadar sevmediklerini düşünürsünüz.

Bu vatan onların da vatanı değil mi?

Onlar da, tıpkı benim gibi namusun ve şerefin üstüne yemin etmedi mi? diye sorarsınız kendi kendinize. Sinirlenirsiniz, üzülürsünüz, on beş yaşında bir askeri okul öğrencisi iken her adımda söylediğiniz, beyninize ve yüreğinize nakşettiğiniz sözler gelir aklınıza:

VATAN, SANA CANIM FEDA!

Geri kalan tüm hayatınızın ilk beş dakikası, böyle başlayacak işte ve hayatınız böyle devam edecektir. Son nefesinize kadar savaşacaksınız ihanetle, her şeye ve herkese rağmen, bu yolda ölene ya da bu ihaneti bitirene kadar.

Siz diyorum, çünkü bu vatan için bedel ödeyen insanların neler yaşadığını, neler hissettiğini, size rağmen ve sizin için neler yaptıklarını, neler yapabileceklerini bilin istiyorum. Okuduğunuz ya da televizyonda duyduğunuzdan daha fazladır yaşananlar. Yani aslında gazetelerin iç sayfalarındaki, minicik karelerde okuduğunuz;

...ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu, bir güvenlik görevlisi yaralandı! haberi aslında o kadar da kısa değildir. Sizin, daha okuduğunuz gazetenin arka sayfasına geçerken unuttuğunuz, falanca mankenin otel odası maceralarına, ya da uyuşturucu komasından ölen oğluna şehit deyip Türk bayrağı örten kadının haberine ayırdığınızdan daha uzun zaman ayırmadığınız bu küçük haber, birileri için bir ömür boyu sürecek ve asla unutulmayacaktır.

Ve siz unuttuktan sonra da başka birileri,ne için dendiğinde vatan için diyecekleri fedakârlıklarını size rağmen yapmaya devam edeceklerdir.

Sizin uyuşmuşluğunuza, duyarsızlığınıza rağmen, sizin rahatlığınıza, sizin vicdanlarınıza rağmen bu kahramanca fedakârlıklar ve bu ilk beş dakikalar yaşanmaya devam edecektir.

Asla unutmayınız başınızın üstündeki egemenlik örtüsünün payandası kopan bacaklar, bedeli ise size rağmen bu vatan için akan kanlar, feda edilen canlar, sıcak yuvalarını, babalarının yüzlerini unutan küçücük çocuklarını düşünmeden vakfedilen hayatlardır.

Ne kadarını anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mı bilmiyorum, ama birileri bunları yaşadı, birileri hala yaşıyor ve emin olun yaşlı dünya döndükçe, Türk vatanı ve Türk Bayrağı için birileri daha tüm bunları yaşayacak

Gördüğünüz gibi size bir hayli uzak bir yaşam biçimi bu. Masalarda oturup aydınca sohbetler etmeye hiç benzemiyor değil mi?

Bir an için bile olsa kendinizi onların yerine koyasınız diye siz diyerek yazdım, sizin onlardan biri olamayacağınızı biliyorum.

Siz kim misiniz?

Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz!

Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz.

Siz de bilin ki biz asla unutmayacağız.

VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!



BİR GAZİ’



Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-23-2009, 03:22 PM   #2
rukiye
Ozan
 
rukiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 4.773
rukiye is on a distinguished road
Standart

biz o ilk beş dakikayı yaşamamamıza rağmen şu yapılanlar ne kadar çok yakıyor canımızı ve oynatıyor sinirlerimizi. ki o ilk beş dakikayı yaşayanların ruh halini düşünemiyorum bile. Soruyorum hep Rabbim bu insanları gözleri kör , kulakları sağır mı ? Nedir bu vurdum duymazlık ? Ne Söylense Az..
Gazilerimizden ,Şehitlerimizden Allah razı olsun.
Paylaşım için teşekkürker
Dua,dua,dua
rukiye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-23-2009, 04:32 PM   #3
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart

Yanıyor kanıyor yürekler... birileri, birilerinin nasipsizliklerine rağmen yanmaya
kanamaya da devam edecek.... Nice şehîdlerimize nice şehîdlerimiz eklenecek...
her eklenişinde biz bir tane daha Allah aşıkını Allah a uğurladık derken ağlayacağız
hıçkıra hıçkıra bir köşede... ama şehîdlerimiz sanmasın ki yalnızlar o cephede...
bazen o anları hiç yaşamamış olsam da gözlerimin önüne geliyor, bilmem işte nasıl
olduğunu... o an tek düşündüğün Vatan oluyor Allah oluyor... evet bir bacağın ne
önemi var... VATAN SAĞOLSUN ...
__________________



Dert var Hakk´a götürür; dert var Hakk´tan götürür !
Beyâzî...

siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-24-2009, 09:08 AM   #4
AlpEren
Asl Üye
 
AlpEren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 273
AlpEren is on a distinguished road
Standart

Ilk önce Değerli Gazimizden Allah Razi Olsun Ellerinden öperim Böyle Gazilerimizin şehitlerimiz Anne Babasinin Ellerinden öper Saygilarimizi Belirtiriz Vatan Sahipsiz Değil Vede üc Beş Capulcunun Haraketiyle Değil Okuduğumuz Gibi Milli Refleks Hareketiyle Varolacaktir Allahin Izniyle Değerli Paylaşimdan Dolayi Allah Razi Olsun...
__________________

Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok,ALLAH için ve ümmetin namusu için kızacak?..
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!..
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? ..
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!..
Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!..
Şehid Şeyh Ahmet Yasin K.S

Konu AlpEren tarafından (10-24-2009 Saat 09:09 AM ) değiştirilmiştir.. Sebep: KELİMELERİN HATASI
AlpEren isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-24-2009, 09:30 AM   #5
Bendis
Üye
 
Bendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 26
Bendis is on a distinguished road
Standart

Ben bu değerli gazinin makalesini çok kez okudum ve bu teröristler lehine gelişmeler olduğu müddetce çok kez babama da kızdım....
BABA SEN NEDEN ŞEHİT OLDUN / KİM-KİMLER İÇİN BABA / BAK DEĞİL TAYYİBİN UMURUNDA...
Bendis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-24-2009, 07:12 PM   #6
Makberî/Ahmet Akkoyun
Ozan
 
Makberî/Ahmet Akkoyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1.417
Makberî/Ahmet Akkoyun is on a distinguished road
Standart

hamasi nutuklarla millketi uyutup işlerine gelen senaryoları çiziyolar kelime lafazanlığını yapanların çoğude Türk değil zaten ama Türkün milli ve manevi duygularını istismar etmeyi çok iyibilirler ne zaman ki bu dönmeleri Vatandan atarsak ülke nefes alır ha Bayrak Millet Vatan ve Dine sanaş açanlara ise kata ne merhamet ne de af olmlı katli vaciptir
Makberî/Ahmet Akkoyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-26-2009, 04:44 PM   #7
Rumeysa Erdoğan
Ozan
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.197
Rumeysa Erdoğan is on a distinguished road
Standart

Ya Rabbi ...! Biz unutmayız bu hainlikleri , unutanlara yok sayanlara lanetler olsun ...
Mükemmel bir paylaşım , dilerim tüm kitlelere ulaşır.
Emeğinize sağlık.
__________________
'' Yunusca Sevgimizi anlamayanlara , Yavuzca saldırırız ... ''
Rumeysa Erdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:03 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Çeviri : ADMIN
© Ozan İlo Tc. Şiir, Kültür ve Sanât