ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM

Geri git   ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM > Genel Kültür > Din Kültürü > Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler

Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler Mübarek Aylar, Mübarek Gün ve Geceler hakkında Paylaşılan Bilgilere ulaşabilirsiniz.

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-11-2010, 07:00 AM   #1
Fahrettin
Paylaşımcı Üye
 
Fahrettin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 62
Fahrettin is on a distinguished road
Standart Ramazân Ayınız Mubârek Olsun

Oruç'ta asıl olarak üç şey nazar-ı îtibara alınmıştır:
Sıhhat-i beden, tenmiye-i havâss, zengin ve fakirin senede bir def'a
müsâvi olarak yaşamaları.

Oruç; kalbin nûrudur. Kalbin bâtını olan fuâdın cilâsıdır.
Garaz-ı dünyeviyyeyi kalbden çıkarır, fikir kapıları açar,
sır âyinesinin tozunu giderir.

Fehmi mahvolmuş, kalbi meyyit hâline girmiş olan kimse,
"Şu açlık nedir ve ne içün?" der ise,
lisân-ı hikmet ona şöyle cevab verir:

"Şu açlık, hikmetlerin menba'ıdır.
Bir kimse orucun sırrından hükm-i adlin zâhir hikmetini almak içün îman ile,
ecir ve sevab talebiyle,Hak Teâlâ hazretlerine lâyıkıyla teslim olarak
ve emr-i teabbüd ile oruç tutarsa; hür, abd, melek, melekût, büyük küçük,
âmir, me'mur beyninde ve adle rücu'da Allah'ın hikmetinin müsavat üzerinde
olduğu görür ve Allah'ın ahlâkı ile tehallûk eder, bütün şuunatda hâline göre nâs,
ondan insaf görür.
Binâen'aleyh her oruç tutan, kendisini kontrol etmeli ve ahlâk-ı îlâhî ile tehallûk edip
etmediğini duymalıdır.
Oruç tutan kimse zengin olup eğer hakikaten ahlâk-ı İlâhiyye etmiş ise fukaranın hâlini
düşünerek onlara merhamet, şefkat ve ihsân ile muamele edeceği âşikârdır.
Fakir ise, kendisiyle mâfevkının beynini müsâvi kılan Cenâb-ı Hak kendisini hükümde
Ağniyâ-i şâkirîn zümresine ilhak eylediği gibi ni'metde dahi o zümreye ilhâkı içün
Hak Teâlâ hazretlerinden hüsn-i zanda bulunur.
Şu makamda fakir halinde bütün Müslümanlar içün duâ eder.

En mühim nokta: İftar ve sahur ancak helâl lokma ile sâlih olacağı içün;
keza sadaka helâl maldan verilebileceği içün oruç tutan helâle koşar.
İşte bu hikmetler orucun esrârındandır.
Bu hâle dikkat edip sâim; bir huzura, bir şühûda dâhil olur,
bu feyz onu makam-ı ubûdiyyete devam etmektir.
Oruçta câmi'-i himmet vardır.

Dikkat!

Namaz halinde huzûr-ı kıble Kâ'be olduğu halde, oruç hâlinde kâ'be-i huzûr kalbdir.
Kâ'be, esrâr-ı Hakk'ı hatırlamak içün iki cihetden ibaretdir.
Hulâsa:a'bûdün bilhak, maksûdün bizzat ancak Allah'dır.
Cihet ve mekândan münezzehdir, fakat cihetler ve mekânlar
Ondan münezzeh değildir.
"Feeynemâ tüvellû fesemme vechullâh."
Ya'ni: "Her nereye dönersen kıbletullah Zâtullah'dır" âyet-i kerimesi ve:
"Fevelli vecheke şatral mescidil harâm."
Hizmet-i ubûdiyyetle toprağa yüz sürüp tezellül gösterilecek makama teallûk eden
hâle işâret eden bu âyet-i celîle bunun isbâtıdır.
Kul oruçla riyâzatda bulunursa, âdetinin kesâfetinden çıkar, tıpkı kılıç kınından
sıyrıldığı gibi, işte o hakikî oruçlu da kınından sıyrılır bir insân-ı kâmil olur.
(Bu bahsin lâyıkıyla anlaşıla bilmesi içün, insân-ı kâmilde gizlenmiş olan mâ'nâyı bilmek lâzımdır.)
İnsanın hakikî kıymetini de lâyıkıyla din bildirdiğinden din ve ahlâk hakkındaki
geniş ma'lûmatı "İslam Dîninde Sarsılmayan Esaslar" isimli kitabımızdan bulabilirsiniz."
Ve o makamda yapılan dinî ve dünyevî sâlih olur.

Ey hakikat yolcusu, dikkat et!
Orucun zâhiri ve bâtını vardır.
Zâhirde a'zânın orucu şöyledir: Dil, yalandan, gıybetden kendini imsâk etmek; göz,
gafletden men'olmak; kulak, menâhî işitmekden kendini muhafaza etmek; nefs, hırs ve
şehvetden kendini muhafaza etmektir.

Bâtındaki orucun hitâbı:
Kalbe, rûha, sırradır.

Kalbin orucu: Hubb-ı dünyadan ya'ni hak ve hakikatden insanı alıkoyan şeylerden kalbi
tathîr etmektir.
Evet, ahkâm-ı İlâhiyye ile Beyt-i İlâhî olan kalbin temelini anâsır-ı erbâa'nın semâsına
yükseltip nefs-i emmâre ordusuna işgal ettirmemektir.

Rûhun orucu
: Âhiret lezet ve ni'metlerine dahi tama'etmemek, naîme değil, mün'ime
kavuşmaya çalışmaktır.

Sırrın orucu: Hak'tan gayrısını görmemektir.
İşte bu sırra vâkıf olup, zevki tadarak oruç tutanın iftarı, müşâhede-i Hak olur.
Buna işareten Fahr-i âlem Efendimiz Aleyhi's-salâtu ve's-sellem,
"İftar zamanında mü'mînin hâl-i ferâhı ne hoş olur" buyurmuşlardır.

Bir hadîs-i kudsî'de :
"Es-Savmu lî ve ene eczi bih" buyrulmuştur.

Meâl-i âlîsi şudur:
Cenâb-ı Hak, "Oruç Benim içindir, onun mükâfatını da Ben vereceğim" buyurmuşlardır.

Ferân-ı İlâhî'de büyük bir incelik vardır:

Her şey'in mükâfını Allah verir.
Ondan gayri bir şey vermek kimin haddidir.

İstediğini istediğine veren ve istediği vakitde almak kudretinin sâhibi olan ancak O'dur.

Hadîs-i şerîfdeki incelik şudur:

Dîvân-ı mücâzatda, mahkeme-i dâd'da beşerin vücûd-ı müktesebe-i ma'neviyesi olan
a'mâli,huzura yığılınca seyyiatına mukabil hasenâtı yağma olmaya başlar.

İşte orucun mükâfatına el uzatıldığı zaman Cenâb-ı Hudâi
"O,Benim sıfat-ı samedâniyyeme bürünerek, riya kokusu olmadan yapılan bir kulluğun
mükâfatıdır. Ona el süremezsiniz. Onun nâmına alınacak şey'i Ben karşılarım."

Bu kerem-ü âtıfet karşısında insan başını yere koymaz mı?
Bu ne büyük ihsandır.

İşte bir ramâzan orucu ile sıfat-ı samedâniyeye giren hakikî insan,
ahlâk îlahiye ile tehallûk edip, sıfat-ı ilâhiyyede fâni olup,kendisinde
hasâis-i rubûbiyyet, feyz-i İlâhî tecellî edince Cenâb-ı Hak;
"Makam-ı beşeriyete dön!" der, ya'ni (ıyd) hâli tecellî eder, Bayram olur.
Bu kadar büyük âtıfet-i Rabbaniyeye mazhar olduğuna teşekkür olmak üzere iki rek'at
Bayram namâzı kılınır, bu namâzda fevkal'âde olarak altı tekbir fazla alınır.

Sebebi:

Senede iki def'a bu namaz kılındığında ve büyük bir şeâir-i dîniyyeden olduğundan
huzûr-ı Nebî kemâl-i ihlâs ve aşk ile Cenâb-ı Peygamber'e arz-ı teslîmiyet ederken,
O, beşeriyetin Fahr-i Ebedîsi secde ve rükû ancak teabbüde lâyık ve hadd-i zâtında
ekber olan Allah'a mahsus olduğuna işareten o namazda altı tekbir fazla alınmasını
emir buyurdular.

Allahû teâlâ orucunuzu kabul eylesin.
A'mîn. Ecmâîn.

Ve's-Selâm..
__________________

Kanım Bayraktaki Kırmızı,
Kemiklerim Ay'ı Yıldız'ı,
Kalbim de Tek ALLÂH,
Dilimdedir "Lâ İlâhe İlallâh !"
Fahrettin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2010, 09:45 AM   #2
Huntürkî
Ozan
 
Huntürkî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara / Bağcılar
Mesajlar: 3.045
Huntürkî is on a distinguished road
Standart

Allah razı olsun .
Hayırlı ramazanlar .
__________________
Selam ve Saygılarımla



İlim, ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır ?

Yûnus Emre

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN,ÜSTÜNDEKİ KANDIR !TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR !
SÖZ VATANSA,GERİSİ TEFERRUATTIR !
Huntürkî isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2010, 10:35 AM   #3
rukiye
Ozan
 
rukiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 4.773
rukiye is on a distinguished road
Standart

Rabbim razı ve hoşnut olsun inşaAllah..
Değerli bir paylaşım , teşekkürler
rukiye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2010, 08:48 PM   #4
Rumeysa Erdoğan
Ozan
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.197
Rumeysa Erdoğan is on a distinguished road
Standart

Allah razı olsun.
Emeğinize sağlık.
__________________
'' Yunusca Sevgimizi anlamayanlara , Yavuzca saldırırız ... ''
Rumeysa Erdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:24 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Çeviri : ADMIN
© Ozan İlo Tc. Şiir, Kültür ve Sanât