ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM

Geri git   ŞİİR, KÜLTÜR VE SANAT FORUM > Genel Kültür > Milli Kültür > Edebiyat

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-05-2009, 04:33 AM   #1
ciftcioglu
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 9
ciftcioglu is on a distinguished road
Standart Kurt Baba

Artık beyazı, siyahı zor seçen gözlerinden iki damla düşmüş. Eşinin yavrularıyla bir başka dağa geçişini neredeyse hatırlamıyor. Hep kendi kendine konuşup anlattığı için hatırında. Yumuk gözlerini yeni açmış yavru kurtları ilk ava götürdüğü anı… Hani, yüksek yüksek tepelerden inerken dişleriyle kayaları söküp, yavrularına:

- Buradan... deyip yol açtığı, omzunu dayayıp ağaçları kökünden sarstığı, ilk karların eridiği yıl..
Aşağıda aradıklarıyla karşılaşınca körpe yavrularını uyarmış.

- O çobandır, demiştir; ata kurt. Ya yere çömelmiş, öbek öbek kayalar?

Bakışlarındaki sorular bu. Ağzını iyice açarak gülmüş, keyiflenmiş, yumuk gözlüsünün sorusuna:

- Onlar bizim yiyeceklerimiz. Koyun, kuzu..

Hem öğretiyor yavrulara, hem sine sine sürüye yanaştırıyormuş onları.. Yavruları, ağaç dalları arasında gölgelenmiş bir kayaya taşıdıktan sonra:

- İyice..demiş .

Diğer yavru, başka bir hareketli varlığı görmüş: İnip onlarla boğuşup oynasak.. düşüncesiyle çoban köpeklerini gösterince, doğrusu; küçüğün merakından ürkmemiş değildir:

- Çoban bizim düşmanımız. O elindeki upuzun şey değneğidir, yaklaşanı onunla vurur. Omzunda asılı duran tüfeğidir; içinden çıkan mermiler bir yerimize gelirse kanatır, belki de...

Ata kurt; çobandan, tüfekten çok çoban köpeği gösterilince dişlerini birbirine geçirmiş.
Ama iyi iyi, tanıtmış olayım hiç olmazsa.. Köpekler?

- O bize benzeyenler var ya, çoban itleri.. Onlar daha tehlikelidir .

Hey gidi günler… Yavruları emniyette düşününce bir de gösteri yapmamış mıydı küçüklerine? Yüreğini yakan, yavrulardan birini kaptırmış olmaları. Yine bir avlanmanın ertesinde olmuştu; izlerini sürüp inlerini bastıklarında palazlanmış bir yavruları öldürülünce gözleri ateş kesilmiş, durmadan obalara, ağıllara saldırmamışlar mıydı? Sonunda eşine :

- Sen yavru kurtları al, kaç ülke geç .. Öcümüzü alırsam ya sizleri geri getiririm veya ben aranıza katılırım, demiş.

Aradan çok yıllar geçmesine karşın bir daha onları bulamamış Her karların eridiğinde, bir gün batısına, bir gün doğusuna, güneye, kuzeye yol almış.. Bir daha bir daha... Ne iz, ne ses onlardan...

Ölmemiş olsaydılar ?..

Yaşlı kurt av avlayamaz, kuş kuşlayamaz olmuş, dizlerinin bağı çözülmüş.. Son dalışında, çoban onu itlerine boğdurmuş; etrafını çoluk çocukla sardırıp alay ettirmiş..Çoban, kurdu öldürmeğe bile gerek görmeden kuzularını alıp çekip gitmiş ..

Onca mücadele içerisinde kurşun yemiş, yurdu yıktırılmış yine ağlamamış . Belki ümidini hep koruduğundandır: Kavuşuruz.. Yavrularını ötelere gönderdiği zaman bile...

Bu kadar bitmiş tükenmiş olduğunu son saldırısında anlamış ve kararını verirken hıçkıra hıçkıra gözlerine kan oturmuş:

- Ölmek istiyorum..

Ataları, sürükleyebildiği bir bacağı kalsa da mücadeleye devam etmeği öğretmişti oysa.

- Geçti artık..

Eşini ve yavrularını bir defa daha ALLAH (c.c.)'im!.. Hasreti ölümden acı . Bu sıkıntılar içerisinde günlerce sürünmüş, geçmiş.Sonunda karların erimediği, kimsenin ayak basmadığı dağların, kayalıkların arasına kendini bir ölü gibi atmış.

Gün doğmuş gün batmış; ölümü gözlüyor koca kurt. Sesler duyuyordu zar zor.Dalları çıtırdatan, atlayıp zıplayınca kaya parçaları düşüren doruklardan aşağılara kar tanelerini dağıtınca gürültüler oluşturan bir sürü kurt yakınlarına doluşmuş :

- Yoldaş! İyi günler.

- İyi iyi diyebilmişti, koca kurt.

Sürüdekilerin yirmisi otuzu, otuz yerden çağırıp bağırıyor:

- Burada ne arıyorsun?.. diye sorunca, yüreği hıçkırıklara boğulsa da akıtacak yaşı kalmamış; yaşadıklarını anlatmış.

- ALLAH (c.c.) insanı kocaltıncaya kadar öldürsün daha iyi. Burada ölümü gözlemeye geldim...

Hepsi birden şişinip göğüs germişler:

- Biz öldük mü? Seni bırakmayız. Avlağın etin budun bizim üstümüze.

Can tatlı.

- Peki, demiş yaşlı kurt. Ardından cinslerini seçemediği kurtların soyunu, ilini öğrenmek istemiş.

- Sizlere kimler derler?

Hep birlikte:

- Sırtı karalar..

Koca kurdun yüreği daralmış, ümidi solmuş öğrendikleriyle.

Bunlara güven olmaz. Bunlar Rus cinsidir. Ama söz çıktı ağzımdan. Kader…

Üç günü beş etmeden aşağılara inmiş, bir tepenin arkasında ağıllarına sürülen hayvanları görünce saldırmışlar. Kaş göz arasında ne yaparlarsa.. Duruma el koyan çobanın bir iki kuru sıkısıyla yok olup kaçmışlar. Koca kurdu ortada bırakmışlar elbette.. Gerçek kurşunla vurulan da o olmuş. Çoban, onu öldü zannedip hayvanlarının derdine düşmüş, çekip gitmiş.. Koca kurt:

- Ah, akılsız kafa!. Bunlara ne diye güvenirsin..

Tüyleri solmuş bedenini ölümden daha acı çekerek tepelere sürüklemiş. Yine, gün batmış gün doğmuş, ölümü bekliyor, bir yandan kara kurtlara nasıl kandığına kızgınlığı artıyor, dökülen dişleriyle çenesini eziyormuş.

Bir daha.. Ağzından yemin çıkacakmış ki. Hangi yerden yurttan sürüldüler bilinmez, gittikçe çoğalan kurt sürüleri arasında kalmıştır. Koca kurt, istekli isteksiz etrafına doluşan , patırtı yapan bu yaratıkların:

- Yoldaş yoldaş.. seslenişlerini yarım yamalak duyar, kim olduklarını görmeğe çalışır. Tepesine dikilen bir kaçı sorguya çeker gibi:

- Hayrola? Bu halin ne? Burada ne ararsın? Yakınlarda avlaklar var mı?..

Diye, akıllarınca sıkıştırıp konuşturmak istemiştir. Bizimki bu yarı tehdit saklı, yarı acıyan sözler karşısında yaşadıklarını anlatmış. Bu son hikâye, etraftaki kurtları onun etrafına toplar. Bir it çemberi oluşturmuşlardır etrafında.Öncekileri aşağılarlar ve dudaklarını yalayarak:

- Onlara güven olmaz.Göreceksin biz seni nasıl besleyeceğiz? Kasların kuvvetlenecek, pençelerinle yine kayaları sökecek, belki de dişi kurduna kavuşacaksın, derler.

Bunların, biraz da alaycı ilgilerine bozulmuştur, ama.. Kanattıkları bir hasret, koca kurda bu yenilerle birlikte olmayı kabul ettirir.. Belki de eşi ve yavru kurtlarına..

- Kabul, der; yaşlı kurt. Peki, ama sizin cinsiniz ne ?

Övünçle:

- Sırtımız sarıdır.

Ümitsiz bir durum. Kendi kendine:

Bunlara da güven olmaz. Çin cinsi bunlar.. Ama, ne yapsam, söz bir kere.. Belki de değiller. Belki yumuk gözlüme ömürde bir kere..

Kalabalığına güvenen bu kurtlar, duvarların taşlarını devirmiş, koyun, tay, tavuk ne bulursa.. Çobanların yarı ev olarak kullandıkları çadıra saldırıp, kilimleri keçeleri devirmiş, küçük bir çocuğu da yaralamışlardır.

Çobanlar, ilk şaşkınlığın ardından tüfeklere sarılmışlar. Köpekleri tam saldırıda. Ortada bir tek kurt kalmamış . Yaraladıklarını yaralamış, parçaladıklarını parçalamış, kaçıp gitmişler.. Karanlık koyulaşsa da koca kurt köpeklerin ayakları altında.. İnle ki, öl ki.. Çoban ve küçük çocuklardan birkaç sopa daha.. Demişler:

- Öldürmemek daha iyi, böyle çeksin..

Sürülerinden geriye kalanları alıp köpekleriyle birlikte yurtlarına inmişler.

Kaç gece kaç gündüz yerinde ölü yatmış. Kulaklarının içine kadar kan dolmuş koca kurt, en çok akılsızlığına isyan ediyormuş.Gücü kalmasa da yüreğinin iniltisi dayanılacak gibi değil:

- Ben sana demedim mi?..

xx

Ölüm ele geçmezmiş hani. Sürüklenmekten sürünmekten daha acı durumlara düşmektense… Son yolculuğa sürükler neyi kalmışsa.. Bir başka kayalıkların yükseğine mi, aynı tepeye mi?. Olduğu yeri bilmez


Koca kurt, her tarafından sızan kanların kemik gibi vücudunu sıkıştırdığından öldüğünü zannediyor, ama henüz canı tükenmemiş olmalıdır. Hani ala şafakta bir genç kurt bitmiştir başucunda.. Genç kurdun karşılaştığı durum yürek acısıdır.Av avlandıkları, kuş kuşladıkları günlerde gördükleri aklına gelmiştir. Yere yığılı et parçası yaşlı kurt, parçaladıkları hayvan artığından daha kötü; bir yığın.. Bu, soyundan bir kurt atasıdır..

Başını ala dağların en zirvesine çevirir ünler ünler. Sonra,yere yığılmış kurdu evirir çevirir.Anlaşılan daha yürek atışı tükenmemiş.. Yüreğinde çok hafif kıpırtı duyduğu ata kurdun kulağına yapışıp ünler, bağırır:

- Baba selam!.. Kurt baba, kurt baba!..

Koca kurdun yanından bir türlü ayrılamamış, beklemiş başucunda.. Otların, çalılıkların arasında gezinmiş, eşinmiş, bir bıldırcın alabilmiş. Kocanın çenesini ayırmış, iyice çiğnediği parçalarla ona birkaç lokma yedirmeğe çalışmış.

Yürek atışları düzeliyor, ön ayakları da titremeğe başladı...Ölmemiştir!

dua ediyormuş bir yandan. Gözlerini koca kurda çivilemiş, bekliyor Dirilecek.. Yavru kurdun ümidi gerçekleşiyor olmalı.. Aklına kendi babasını çağırdığı gibi ünlemek gelmiş:

- Kurt atam!... Ata kurt!..

Bir ıh! sesi.Koca kurt gözlerini aralamış; iniltiyle:

- Kimsin yavrum?

- Ben de senin gibi bir kurt. Peki, başına gelenler?..

Müthiş bir hırıltı .. Ardından kanlanmış gözlerini ayırıp bakmağa çalışıyor. Yıllar ötesinden bir kurt kokusunu hisseder gibiymiş.. Biraz dirilmiş sanki. Yaşadıklarını anlatmağa çabalıyor; hıçkırır gibi.. Genç kurt:

- Seni omzumda taşır yayla yayla götürürüm.

Kararlı, keskin bakışlar karşısında yapabileceği bir şey yok.

-Yiğit kurt, can kurt.. Bir başınasın, senin.?.

Genç kurt:

- Ben Bozkurtum! der demez. ..

Öteki:

- Anlamalıydım, demiş. Seninle ölümden öteye de, dirliğe de..

Birbirini tam çıkaramamışlar, yazık. Koca kurdun imdadına yetişen Yumuk gözlüsünden başkası değilmiş …

xx

Yumuk gözle Koca kurt, yeniden ova ova, yayla yayla geçmişler. Ünleyip, bayırlara tırmanıp dağlara seslenmiş, dağlara yaslanmışlar.Yüz yıllar, bin yıllar…
(alintidir-yazari tesbit edemedim)

Köpekle kurdu karistiranlar,
çakalla kurdu yaristiranlar,
Yazdim buraya hikayeyi ki
çün tanisinlar diye bozkurdu!
Komazlar yari yolda kimseyi
Bozkurtlar TÜRK'ü cagristiranlar

ali yasar çiftçioglu
__________________
EDEP YÂ HÛ!

Konu ciftcioglu tarafından (03-05-2009 Saat 02:50 PM ) değiştirilmiştir..
ciftcioglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2009, 12:40 PM   #2
rukiye
Ozan
 
rukiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 4.773
rukiye is on a distinguished road
Standart

Zevkle okudum
Teşekkür ediyorum
Sağlıcakla
rukiye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2009, 01:05 PM   #3
Rumeysa Erdoğan
Ozan
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.197
Rumeysa Erdoğan is on a distinguished road
Standart

Benzersiz, eşsiz ve bir o kadarda etkileyici bir çalışma
Teşekkür ederim
__________________
'' Yunusca Sevgimizi anlamayanlara , Yavuzca saldırırız ... ''
Rumeysa Erdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2009, 01:27 PM   #4
Huntürkî
Ozan
 
Huntürkî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara / Bağcılar
Mesajlar: 3.045
Huntürkî is on a distinguished road
Standart

Emeğinize sağlık
Paylaşım için teşekkürler ...
__________________
Selam ve Saygılarımla



İlim, ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır ?

Yûnus Emre

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN,ÜSTÜNDEKİ KANDIR !TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR !
SÖZ VATANSA,GERİSİ TEFERRUATTIR !
Huntürkî isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2009, 02:18 PM   #5
Sümeyye
Ozan
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 2.246
Sümeyye is on a distinguished road
Standart

Muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur!! Büyük Ata'nın öğüt verdiği gibi..

değerli bir paylaşım

yüreğinize sağlık
Sümeyye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-06-2009, 06:31 PM   #6
siyahtakibeyaz
Yönetici
 
siyahtakibeyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.986
siyahtakibeyaz is on a distinguished road
Standart

Köpekle kurdu karistiranlar,
çakalla kurdu yaristiranlar,
Yazdim buraya hikayeyi ki
çün tanisinlar diye bozkurdu!
Komazlar yari yolda kimseyi
Bozkurtlar TÜRK'ü cagristiranlar


yüreğine paylaşımına sağlık Efe abi. çok güzel etkileyici bir yazı ve sonuna koyduğun nokta şiirdi...
Allah´a emanet ol..
siyahtakibeyaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:44 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Çeviri : ADMIN
© Ozan İlo Tc. Şiir, Kültür ve Sanât